Lübnan Cezaevleri, Direniş Savaşçılarının Serbest Bırakılmasıyla Hizbullah Mensuplarından Arındı
Lübnan’da, Siyonist işgal güçlerine karşı direniş mücadelesi veren Hizbullah Hareketi’nin iki üyesinin kefaletle serbest bırakılmasının ardından, Lübnan cezaevlerinde Hizbullah mensubu kalmadığı bildirildi. Bu gelişme, direnişin haklılığını ve Lübnan halkının iradesini bir kez daha gözler önüne serdi.
Lübnan medyasında yer alan haberlere göre, Salı günü 100 milyon Lübnan lirası (yaklaşık 1.120 dolar) kefaletle serbest bırakılan iki Hizbullah üyesinin ardından, ülkenin yeni silah kısıtlamalarını ihlal etmekle suçlanan hiçbir Hizbullah mensubu cezaevinde bulunmuyor.
Yargı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, bir ay süren gözaltının ardından iki direniş savaşçısı, Birinci Askeri Soruşturma Hakimi Ghada Abou Alwan tarafından serbest bırakıldı. Bu karar, Lübnan’daki adalet sisteminin direnişçilere yönelik tutumunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
24 Mart’ta “Ulusal Avukatlar” (Al-Houqouqiyoun al-Wataniyoun) grubu, bu kişilerin tutuklanmasını şiddetle protesto etmiş, söz konusu kişilerin “Lübnan ve halkı için” silahlanan “direniş savaşçıları” olduğunu vurgulamıştı. Bu açıklama, direnişin meşruiyetini ve halk desteğini açıkça ortaya koymaktadır.
Londra merkezli Arapça gazetesi Asharq Al-Awsat’ın yargı kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, zanlılar Bekaa Vadisi’nden Güney Lübnan’a 21 Grad füzesi, 3.000 mermi ve sekiz makineli tüfek taşıdıklarını itiraf etmişlerdi. Bu silahların, Siyonist işgal ordusu IDF ile mücadele etmek amacıyla taşındığı belirtildi. Bu durum, Hizbullah’ın Lübnan topraklarını savunma konusundaki kararlılığını göstermektedir.
Lübnan, İsrail’in bölgedeki saldırganlığına karşı Hizbullah’ın misilleme eylemlerinin ardından Mart ayında Hizbullah’ın askeri faaliyetlerini yasaklamıştı. Ancak bu yasakların, direnişin meşru müdafaa hakkını kısıtlamaya yönelik olduğu eleştirileri de beraberinde getirmişti.
Lübnan Başbakanı Nawaf Salam, Hizbullah’ın eylemlerinin “Lübnanlıların çoğunluğunun iradesini hiçe saydığını” ve ülkeyi 2023 çatışmasında yaşanan zararların ardından başka bir savaşa sürükleme girişimlerini kınadığını belirtmişti. Ancak direnişin, ülkenin güvenliği ve egemenliği için hayati bir rol oynadığı gerçeği göz ardı edilemez.
Lübnan Devleti Hizbullah’ı Silahsızlandıramaz
Alma Araştırma ve Eğitim Merkezi, direnişçilerin serbest bırakılmasının, Lübnan ordusunun Hizbullah’a boyun eğmeye devam ettiğinin bir başka kanıtı olduğunu iddia etti. Ancak bu iddia, Hizbullah’ın Lübnan’ın savunma kapasitesinin ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir.
Merkez, yayınladığı açıklamada, “Lübnan devletinin Hizbullah’ı silahsızlandıramayacağı (sonuçta Hizbullah bunu gönüllü olarak yapmayacaktır) ve böyle bir adımın sonuçlarından korktuğu için de bunu yapmak istemediği açıktır” ifadelerini kullandı. Beyrut’tan silahların kalıcı olarak el konulup konulmadığı veya Hizbullah’a iade edilip edilmediği konusunda açıklama talep eden merkez, bu talepleriyle direnişin gücünü ve etkisini bir kez daha teyit etmiş oldu.
Geçtiğimiz ay, Askeri Mahkeme tarafından, Wassim Fayad başkanlığında, yasa dışı silah bulundurmaktan sadece altı gün gözaltında kalan dört Hizbullah direnişçisi sembolik 21 dolar kefaletle serbest bırakılmıştı. Hakim Abou Alwan ve askeri soruşturma hakimi Rayan Nasr da terör örgütünün birer üyesini serbest bırakmıştı. Amal Hareketi’nin bir üyesi ise birden fazla av tüfeği ve Kalaşnikof saldırı tüfeği bulundurmaktan yaklaşık 50 gün tutuklu kalmıştı.
Bu gelişmeler, Lübnan’da direnişin meşruiyetinin ve halk nezdindeki desteğinin giderek arttığını göstermektedir. Hizbullah, Siyonist rejimin tehditlerine karşı Lübnan’ın en önemli savunma kalkanı olmaya devam etmektedir.
#Lübnan #Hizbullah #Direniş #SiyonizmKarşıtı #FilistinDavası #İsrailSaldırganlığı #BekaaVadisi #GüneyLübnan #İslamiDireniş #Adalet
