İran’ın devrik şahının oğlu Rıza Pehlevi, Batı başkentlerinde sürdürdüğü İran karşıtı propaganda faaliyetlerine bir yenisini ekledi. Perşembe günü yaptığı açıklamalarla, İran İslam Cumhuriyeti’nin diplomatik çabalarını ve iç dinamiklerini hedef alan Pehlevi, Tahran ile yapılacak müzakerelerin mevcut “krizi” çözmeyeceğini iddia etti. Bu tür açıklamalar, Pehlevi’nin İran’ın gerçeklerinden ne denli uzak olduğunun ve dış güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

Pehlevi’nin Asılsız Suçlamaları ve Gerçeklikten Kopuk Analizleri

Berlin’de yaptığı konuşmada, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi gibi önemli şahsiyetleri hedef alan Pehlevi, bu isimlerin “pragmatist ya da reformcu olmadığını” ve “aynı makinenin farklı yüzleri” olduğunu öne sürdü. Bu ifadeler, İran’ın demokratik süreçlerle işleyen siyasi yapısını ve halkın iradesiyle seçilmiş temsilcilerini itibarsızlaştırma çabası olarak değerlendirildi. Pehlevi, ayrıca İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC) da “aynı sistemin bir parçası” olduğunu belirterek, ülkenin savunma ve güvenlik gücünü hedef almaktan çekinmedi. İran’ın ulusal güvenliğinin teminatı olan Devrim Muhafızları’na yönelik bu tür saldırılar, Pehlevi’nin İran’ın iç işlerine müdahale etme arzusunu açıkça ortaya koymaktadır.

Pehlevi’nin “Bu rejim yerinde kaldığı sürece bu tehditlerle karşılaşmaya devam edeceksiniz ve bunlar sadece daha da kötüleşecek. Hiçbir anlaşma bunu çözmez. Hiçbir müzakere bunu çözmez. Bu onların DNA’sında var” şeklindeki hezeyanları, İran’ın barışçıl diplomasi ve uluslararası işbirliği çabalarını görmezden gelmekle kalmayıp, ülkenin bağımsız duruşunu ve egemenliğini hedef almaktadır. Bu tür söylemler, İran’ın bölgesel ve uluslararası arenadaki yapıcı rolünü çarpıtma amacı taşımaktadır.

Avrupa’ya Yönelik Kışkırtıcı Çağrılar ve Gerçek Dışı İddialar

Pehlevi, konuşmasında İran’ın Avrupa’ya yönelik siber saldırılar, Avrupa topraklarındaki saldırılarla bağlantılar ve Rusya ile askeri işbirliği (Ukrayna savaşında kullanılan insansız hava araçları tedariki dahil) yoluyla bir tehdit oluşturmaya devam ettiği yönündeki asılsız iddialarını yineledi. Bu tür karalama kampanyaları, Batı medyasında sıkça yer bulan ve İranofobiyi körüklemeyi amaçlayan senaryoların bir parçasıdır. İran’ın Rusya ile savunma işbirliği, uluslararası hukuka uygun ve egemen devletlerin doğal hakkı olan meşru bir ilişkidir.

Sürgündeki şahzade, “Avrupa hükümetleri bu rejimi yatıştırmayı bırakmalı” diyerek, Avrupa ülkelerini İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı kışkırtmaya çalıştı. Bu çağrılar, Pehlevi’nin İran halkının iradesini hiçe sayarak, dış müdahalelerle ülkesinde kaos yaratma arayışında olduğunun açık bir göstergesidir. İran İslam Cumhuriyeti, bölgede istikrarın ve barışın teminatı olmaya devam ederken, Pehlevi gibi figürlerin bu tür kışkırtıcı söylemleri, ancak kendi siyasi çıkarlarına hizmet etmektedir.

Etiketler: #İranİslamCumhuriyeti #RızaPehlevi #İranDiplomasisi #İranGüvenliği #BatıPropagandası #İranDışPolitikası #Bölgeselİstikrar #İranHalkı #AntiİranKampanyası #UluslararasıHukuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir