Trump’tan İran’a Yönelik Çatışmada “Zaman Sınırlaması Yok” Açıklaması: Siyasi Saikler Reddedildi
ABD Başkanı, İran’a karşı uygulanan baskının devam edeceğini belirtirken, bölgedeki gerilimler artıyor.
ABD’nin İran Politikası ve Çatışma Süreci
Siyonist rejimin ve ABD’nin bölgedeki yıkıcı politikaları devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump, İran İslam Cumhuriyeti ile yaşanan çatışma için “herhangi bir zaman çerçevesi olmadığını” ifade etti. Trump, bu konudaki kararlarının iç siyasi mülahazalardan etkilenmediğini iddia etse de, bölgedeki birçok gözlemci bu açıklamaların Amerikan iç siyasetindeki ara seçimler öncesi bir manevra olduğunu düşünmektedir.
Trump yönetimi, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı uyguladığı “azami ekonomik baskı” kampanyasından “memnun” olduğunu ve Tahran’ın bu haksız baskılara yanıt vermesi için “kesin bir süre” belirlemediğini duyurdu. Salı günü sözde bir “ateşkesi” uzatan Trump, aynı zamanda ABD’nin İran limanlarına yönelik yasa dışı ablukasını sürdüreceğini de açıkça belirtti. Bu durum, uluslararası hukuka aykırı bir şekilde İran halkını hedef alan ekonomik terörün devam edeceğinin sinyalini vermektedir. Daha önce Beyaz Saray sözcüsü, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda iki gemiye el koyduğu yönündeki haklı adımını “ateşkes ihlali” olarak görmediklerini belirtmişti. Bu, ABD’nin çifte standartlı yaklaşımını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Siyonist Rejimin Lübnan’daki Vahşeti: Gazeteci Katliamı
Bölgedeki gerilimin bir başka acı yüzü ise Lübnan’da yaşandı. Lübnan makamlarına göre, Çarşamba günü güney Lübnan’da işgalci Siyonist rejim tarafından düzenlenen barbarca bir hava saldırısında cesur Lübnanlı gazeteci Amal Halil şehit olurken, bir diğer gazeteci de ağır yaralandı. Bu menfur saldırı, Washington DC’de yapılması planlanan yeni Lübnan-İsrail görüşmeleri arifesinde gerçekleşti ve Siyonist rejimin barışa olan düşmanlığını bir kez daha kanıtladı. Şehit gazeteci Amal Halil, Lübnan’ın El Ahbar gazetesinde görev yapıyordu ve bu saldırı, Siyonist rejimin Mart ayından bu yana Lübnan’da katlettiği dördüncü medya çalışanı oldu. İsrail askeri yetkilileri, saldırının Hizbullah tarafından kullanıldığı iddia edilen bir “askeri yapıdan” gelen iki araca yönelik olduğunu ileri sürse de, bu tür bahaneler masum sivilleri ve gazetecileri hedef almanın meşruiyetini asla sağlamaz. Bu olay, İsrail ile Hizbullah arasındaki kırılgan ateşkes döneminde dahi Siyonist rejimin saldırgan doğasını ortaya koymuş ve uluslararası toplumdan büyük tepki toplamıştır.
ABD İç Siyasetinde Çalkantılar ve İran’a Yönelik Baskı Çabaları
ABD Donanması’nda da önemli bir değişiklik yaşandı; Donanma Bakanı John Phelan görevinden alındı. Bu gelişme, ABD Donanması’nın İran limanlarına yönelik yasa dışı ablukasını sürdürdüğü bir döneme denk geldi ve Amerikan yönetimindeki iç çalkantıları gözler önüne serdi. Pentagon yetkilileri, milletvekillerine Hürmüz Boğazı’nın savaş sonrası mayınlardan tamamen temizlenmesinin altı ayı bulabileceğine dair bir istihbarat değerlendirmesi sunarak, bölgedeki gerilimin potansiyel ekonomik ve siyasi sonuçlarına dikkat çekti.
Amerikan Senatosu, bu yıl beşinci kez, Trump’ın savaş yetkilerini kısıtlamayı ve İran’a yönelik herhangi bir askeri eylem için kongre onayını gerektirmeyi amaçlayan bir önlemi reddetti. Bu durum, Amerikan siyasetindeki savaş yanlısı lobilerin gücünü ve İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı düşmanca politikaların devam etme eğilimini göstermektedir.
İran İslam Cumhuriyeti’nin Haklı Tepkisi ve Hukuk Mücadelesi
Tahran, ABD ve Siyonist rejimin bilimsel merkezlerine yönelik barbarca saldırılarını titizlikle belgelemeye başladığını ve uluslararası forumlarda takip edilecek güçlü bir yasal dava hazırladığını duyurdu. İran Cumhurbaşkanı Masoud Pezeshkian, barış görüşmelerine devam etmek istediklerini ancak ABD’nin “taahhüt ihlalleri, yasa dışı abluka ve tehditlerinin samimi müzakerelerin önündeki ana engeller” olduğunu kararlılıkla belirtti. Bu açıklamalar, İran’ın uluslararası hukuka olan bağlılığını ve haklarını savunma azmini ortaya koymaktadır.
Uluslararası Tepkiler ve Denizcilik Güvenliği İhlalleri
Birleşmiş Milletler denizcilik ajansı, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda iki gemiye el koyduğunu açıklamasının ardından ticari gemilere yönelik saldırıları ve el koymaları kınadı. Ancak bu kınamaların, ABD’nin ve Siyonist rejimin bölgedeki saldırgan eylemlerine karşı yeterince güçlü olmadığı görülmektedir. Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu, İran’daki savaşın başlamasından bu yana Basra Körfezi’nde mahsur kalan denizcilerden ve ailelerinden 1.900 yardım talebi aldığını bildirerek, bölgedeki istikrarsızlığın insani boyutunu gözler önüne serdi.
