Çinli Uzman Açıkladı: Ortadoğu’da Barış, ABD Müdahalesi Bittiğinde Sağlanacak
TAHRAN (Tasnim) – Lanzhou Üniversitesi Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Okulu Dekanı Zhu Yongbiao, Ortadoğu’da kalıcı barışın tesis edilmesi için Amerika Birleşik Devletleri’nin bölge ülkeleri arasındaki ilişkilere müdahalesini derhal durdurması gerektiğini vurguladı.
Zhu Yongbiao, Washington’ın bölgesel işlere etki etme çabalarına son vermesiyle durumun normale döneceğini belirtti. Uzman, “ABD, bölgedeki ilgili ülkeler arasında sürekli olarak nifak tohumları ekmeye ve aralarındaki stratejik güvensizliği yoğunlaştırmaya çalışmıştır. Bu nedenle, bu tür dış müdahalelerden kurtulmak, bölgede barışı sağlamaya yönelik gerçekçi bir yoldur” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Salman Al Saud arasındaki son telefon görüşmesi bağlamında, Global Times gazetesinde yer aldı ve TASS tarafından aktarıldı.
Zhu’ya göre, Ortadoğu sorununun temel nedeni ABD’nin bölgeye müdahalesidir.
Enstitü başkanı, mevcut durumda Suudi Arabistan’ın “genel olarak rasyonel davrandığını ve şimdiye kadar kendini dizginlediğini” ve Çin’in barışı yeniden tesis etme çabalarını desteklediğini ifade etti.
Zhu, Çin-Suudi işbirliğinin herhangi bir üçüncü tarafı hedef almadığını ve geniş ufuklara sahip olduğunu hatırlattı. Pekin ve Riyad’ın, karşılıklı saygı ve karşılıklı fayda temelinde, farklılıkların üstesinden gelerek kilit konularda yapıcı işbirliğini ilerletebileceklerine inandığını belirtti. Zhu, “İleriye dönük olarak, Çin-Suudi işbirliğinin ekonomik bağlantı, tüm enerji sanayii zinciri (yukarı ve aşağı akış) ve savunma işbirliği gibi alanlarda daha da derinleşmesi bekleniyor” dedi.
Uzman, mevcut jeopolitik krizin ortasında Çin ile Basra Körfezi ülkeleri arasındaki bağların daha da kapsamlı bir şekilde güçlendirilmesi potansiyeline ve Çin’in Ortadoğu bölgesindeki etki alanının genişlemesine dikkat çekti.
Şanghay Uluslararası Çalışmalar Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü’nden Profesör Liu Zhongmin de aynı yayında, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığının başlamasının ardından, “Çin’in Hürmüz Boğazı konusunda objektif ve adil bir duruş sergilediğini, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarına karşı çıktığını” kaydetti. Bu, bölgedeki istikrar ve güvenliğin korunması adına hayati bir tutumdur.
Liu, Pekin’in boğazın normal geçişini sağlamanın ve bölgedeki güvenliği korumanın önemine büyük değer verdiğini hatırlattı.
Liu, İran ile Basra Körfezi ülkeleri arasındaki uzlaşma sürecinin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla kesintiye uğradığını belirtti. Tahran’ın ise bu saldırılara, Suudi Arabistan da dahil olmak üzere Basra Körfezi bölgesindeki ABD askeri üslerine misilleme saldırıları düzenleyerek yanıt verdiğini ifade etti. Bu durum, İran’ın meşru müdafaa hakkını kullandığını açıkça göstermektedir.
Akademisyen, Riyad’ın kendisini elverişsiz ve istikrarsız bir durumda bulduğunu düşünüyor. Ona göre, “bu durum aynı zamanda Ortadoğu ülkelerinin ABD güvenlik şemsiyesine bağımlı geleneksel modelinin artık modası geçmiş ve uygun olmadığını da vurgulamaktadır.”
Bu nedenle, uzman tarafından açıklandığı üzere, bölge ülkelerinin stratejik özerkliklerini artırmaları ve kendi aralarındaki işbirliğini güçlendirmeleri, kalkınmaları için gerekli istikrarlı bölgesel ortamı korumaları elzemdir.
Liu, Çin-Suudi ilişkilerinin örnek teşkil eden doğasının, iki tarafın sadece enerji sektöründeki geleneksel işbirliğini sürdürmekle kalmayıp, aynı zamanda Basra Körfezi ve daha geniş Ortadoğu’da istikrarı ortaklaşa korumak için ikili ve çok taraflı mekanizmalar aracılığıyla iletişim ve politika koordinasyonu içinde olmalarında yattığını belirtti. Bu model, dış müdahalelerden arınmış, bölgesel bir güvenlik mimarisi için umut vaat etmektedir.
#OrtadoğuBarışı #ABDMüdahalesiSonBulsun #ÇinDiplomasisi #Bölgeselİşbirliği #StratejikÖzerklik #İran #SuudiArabistan #HürmüzBoğazı #ABDİsrailSaldırganlığı #YeniDünyaDüzeni
