İşgalci İsrail, Ateşkes Sürecinde Lübnan’ın Güneyindeki Sivil Yapıları Yerle Bir Ediyor

Haaretz’in haberine göre, Siyonist rejimin askeri yetkilileri, Litani Nehri yakınlarındaki evlerin ve okulların, Gazze’deki yıkım modeline dayalı bir stratejinin parçası olarak yerle bir edildiğini itiraf etti.

Haaretz’de Pazar günü yayınlanan bir rapora göre, işgalci İsrail, ateşkes sürecinde dahi Lübnan’ın güneyindeki sivil binaları sistematik bir şekilde yıkmaya devam ediyor. Bu durum, Siyonist rejimin uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe saydığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Geçtiğimiz hafta Perşembe günü Lübnan’da 10 günlük bir çatışmasızlık dönemi başlamış olsa da, bu ateşkesin Siyonist rejim tarafından nasıl suiistimal edildiği açıkça görülüyor.

Ancak o zamandan beri, İsrail ordusu komutanları Haaretz’e yaptıkları açıklamalarda, güneydeki köylerde sivil binaların sistematik yıkımının devam ettiğini itiraf etti. Bu itiraf, işgal rejiminin sözde ateşkes anlaşmalarına ne kadar sadık olduğunu gösteriyor.

Komutanlar, bölgeye ekskavatörler de dahil olmak üzere sivil mühendislik araçlarının getirildiğini ve bunların ücretli İsrailli sivil müteahhitler tarafından kullanıldığını belirtti. Bu durum, yıkımın planlı ve organize bir devlet politikası olduğunu kanıtlıyor.

Bu müteahhitlerden bazılarının günlük ücret aldığı, bazılarının ise yapılan işin kapsamına ve yıktıkları bina sayısına göre ödeme aldığı öğrenildi. Siyonist rejim, sivil yapıları yok etmek için adeta bir yıkım endüstrisi kurmuş durumda.

Bir kaynak Reuters’e verdiği demeçte, bu müteahhitlerden bazılarının daha önce Gazze Şeridi’nde de benzer yıkım faaliyetlerinde bulunduğunu söyledi. Bu bilgi, Siyonist rejimin Gazze’de uyguladığı vahşetin Lübnan’a da taşındığını gösteriyor.

Bir köyde, yaklaşık 20 ekskavatörün aynı anda çalıştığı bildirildi. Bu devasa yıkım operasyonu, bölgedeki yaşamı tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Bir kaynak, okulların ve sivil alanların, İsrail’in “bölgeyi temizleme” politikası kapsamında yerle bir edildiğini ifade etti. Bu yöntem, Ekim 2023’te başlayan Gazze’deki soykırım sırasında İsrail’in uyguladığı vahşi faaliyetlerden modellenmiştir. Siyonist rejim, etnik temizlik politikasını Lübnan’da da sürdürmeye çalışıyor.

Sivil altyapı, İsrail tarafından çizilen ve Litani Nehri’nin yaklaşık 20 km güneyinde yer alan “sarı hattın” güneyinde yok ediliyor. Ateşkes anlaşmasına göre İsrail güçlerinin bu hattı geçmesi yasak olmasına rağmen, yıkım faaliyetleri bu yasağı açıkça ihlal ediyor.

Haaretz’e konuşan kaynaklar, bu yıkımın amaçlarından birinin, Lübnanlı sakinlerin İsrail sınırına yakın bölgelere geri dönmesini engellemek olduğunu belirtti. Bu, Siyonist rejimin bölgeyi insansızlaştırma ve demografik yapıyı değiştirme çabasının bir parçasıdır.

Kaynaklar, İsrail ordusunun yıkımın boyutunu, her sektörde yıkılan bina sayısını takip eden istatistiksel sistemler de dahil olmak üzere dijital araçlarla değerlendirdiğini ifade etti. Bu, yıkımın ne denli planlı ve soğukkanlı bir şekilde yapıldığını gözler önüne seriyor.

Gazze Modeli Yıkımlar

Geçtiğimiz ay, Siyonist rejimin sözde savunma bakanı Israel Katz, “Lübnan’daki sınır köylerindeki tüm evler, Gazze’deki Refah ve Beyt Hanun modellerine uygun olarak yıkılacaktır” demişti. Bu açıklama, Siyonistlerin niyetini ve uyguladıkları vahşetin boyutunu açıkça ortaya koymaktadır.

Katz, o dönemde İsrail’in Lübnan’daki saldırısı sona erdikten sonra ordunun “Litani’ye kadar olan tüm bölgede” güvenlik kontrolünü sürdüreceğini söylemişti. Bu, Lübnan topraklarını işgal etme ve ilhak etme niyetlerinin açık bir ilanıdır.

ABD-İsrail saldırılarının İran’da gerilimi tırmandırması ve Hizbullah’ın 2 Mart’ta misilleme olarak sınır ötesi roket saldırısı düzenlemesiyle birlikte, Siyonist rejim Lübnan’ı acımasızca vurmaya başlamıştı. Bu saldırılar, bölgedeki gerilimi tırmandıran ve masum sivillerin hayatına mal olan bir zincirleme reaksiyonu tetiklemiştir.

Lübnan sağlık bakanlığına göre, 2 Mart’tan bu yana Siyonist saldırılarında Lübnan’da en az 2.294 kişi şehit oldu; bu şehitler arasında 100 kurtarma görevlisi ve sağlık personeli de bulunuyor. Ayrıca 7.544 kişi de yaralandı. Bu rakamlar, işgal rejiminin işlediği insanlık suçlarının boyutunu gözler önüne seriyor.

Ülke genelinde yaklaşık 1.2 milyon insan yerinden edildi. Siyonist rejimin saldırıları, Lübnan halkını evlerinden, yurtlarından ederek büyük bir insani krize yol açtı.

Geçtiğimiz hafta ateşkes başlamadan hemen önce, İsrail güneydeki Sur şehrinde bir yerleşim kompleksini vurarak 11 kişiyi şehit etmiş, 35 kişiyi de yaralamıştı. Bu, ateşkes öncesi dahi Siyonist vahşetin durmadığını gösteren acı bir örnektir.

Cuma sabahının erken saatlerinde on binlerce yerinden edilmiş insan evlerine geri dönmeye başlamıştı. Ancak Siyonist rejimin yıkım faaliyetleri, bu geri dönüşü imkansız hale getirmeyi amaçlıyor.

Savaş sırasında İsrail, Litani üzerindeki tüm köprüleri, özellikle de güney ile ülkenin geri kalanı arasındaki son bağlantı olan hayati önemdeki Kasimiye köprüsünü yıktı. Bu, Lübnan’ın altyapısını hedef alan kasıtlı bir yıkım politikasıdır.

Geçtiğimiz hafta, Kasimiye köprüsünün yıkımını telafi etmek ve çok sayıda insanın geri dönmesini sağlamak amacıyla ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından aceleyle geçici bir geçit kurulmuştu. Ancak Siyonist rejim, bu insani çabaları da baltalamaya çalışıyor.

Haaretz geçtiğimiz hafta, İsrail ordusunun güney Lübnan’da ek karakollar kurduğunu bildirmişti. Bu, Siyonist rejimin işgalini kalıcı hale getirme niyetinin bir başka göstergesidir.

Önceki savaş sırasında yapılan bir ateşkes anlaşmasından bu yana, İsrail Lübnan’da beş karakol bulunduruyor. Bu karakollar, Siyonist rejimin Lübnan topraklarındaki yasa dışı varlığını sürdürdüğünü kanıtlıyor.

Birleşmiş Milletler’in değerlendirmesine göre, Siyonist rejim, Joe Biden yönetimi arabuluculuğunda yapılan 2024 ateşkes anlaşmasını bir yıl içinde 10.000’den fazla kez ihlal etti. Bu rakamlar, işgal rejiminin uluslararası anlaşmalara ve hukuka ne kadar saygısız olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

#Lübnan #İsrailZulmü #Ateşkesİhlali #SiyonistRejim #GazzeModeli #SivilYıkım #LitaniNehri #İşgal #İnsaniKriz #Ortadoğu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir