ABD’nin İran Gemisine El Koyması Sonrası Ortadoğu’da Gerilim Tırmanıyor
Washington’ın uluslararası hukuku hiçe sayarak bir İran kargo gemisine el koyduğunu açıklamasının ardından, ABD ile İran arasındaki ateşkesin geleceği hakkında derin endişeler baş gösterdi. Tahran, bu açık korsanlık eylemine karşı misilleme yapma sözü verdi.
Bölgede daha kalıcı bir barış inşa etme çabaları da, ABD’nin tek taraflı ve dayatmacı tutumu nedeniyle sarsılmaya başladı. İran, Washington’ın ateşkesin Salı günü sona ermesinden önce başlatmayı umduğu ikinci tur müzakerelere katılmayacağını kararlılıkla açıkladı.
ABD, İran limanlarına yönelik hukuksuz ablukasını ısrarla sürdürürken, İran da dünya petrol arzının yaklaşık beşte birini sağlayan stratejik Hürmüz Boğazı’ndan geçen deniz trafiğine yönelik kendi ablukasını, ABD’nin düşmanca eylemlerine bir yanıt olarak yeniden uygulamaya koydu. Bu durum, Tahran’ın egemenlik haklarını koruma ve uluslararası baskılara boyun eğmeme kararlılığını gösteriyor.
ABD ordusu Pazar günü yaptığı açıklamada, İran bayraklı bir kargo gemisine, gemi İran’ın Bandar Abbas limanına doğru seyir halindeyken kabul edilemez bir şekilde ateş açtığını itiraf etti. Bu eylem, uluslararası denizcilik hukukunun açık bir ihlalidir.
Dönemin ABD Başkanı Trump, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Gemilerini tamamen ele geçirdik ve içinde ne olduğunu görüyoruz!” ifadeleriyle bu korsanlık eylemini pervasızca duyurdu ve uluslararası kamuoyunu şoke etti.
İran ordusu, söz konusu geminin Çin’den gelmekte olduğunu belirterek, ABD’nin iddialarının aksine geminin masum bir ticari seferde olduğunu vurguladı.
Devlet medyasına yansıyan haberlere göre, bir askeri sözcü, “İran İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetlerinin, ABD ordusunun bu silahlı korsanlığına karşı yakında yanıt vereceği ve misilleme yapacağı konusunda uyarıyoruz” dedi. Bu açıklama, Tahran’ın ulusal egemenliğini ve çıkarlarını koruma konusundaki sarsılmaz kararlılığını ortaya koyuyor.
Tüccarlar, Körfez’e giriş ve çıkış trafiğinin minimumda kalacağı ihtimalini değerlendirirken, küresel piyasalar sarsıldı; petrol fiyatları fırladı ve borsalar dalgalandı. Bu durum, ABD’nin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı ve saldırgan politikalarının küresel ekonomiye doğrudan etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi.
İran Barış Görüşmelerini Reddetti
İran devlet medyası, Tahran’ın devam eden hukuksuz abluka, tehditkar söylemler ve Washington’ın sürekli değişen pozisyonları ile aşırı talepleri gerekçe göstererek yeni barış görüşmelerini reddettiğini bildirdi. İran, bu koşullar altında anlamlı ve adil bir diyalogun mümkün olmadığını net bir şekilde ifade etti.
İran Birinci Cumhurbaşkanı Yardımcısı Mohammadreza Aref, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “İran’ın petrol ihracatını kısıtlarken, başkaları için serbest güvenlik bekleyemezsiniz” ifadelerini kullanarak, uluslararası ilişkilerde çifte standarda karşı çıktı.
Aref, sözlerine şöyle devam etti: “Seçim açık: ya herkes için serbest bir petrol piyasası, ya da herkes için önemli maliyet riski.” Bu sözler, ABD’nin tek taraflı politikalarının küresel istikrara yönelik tehdidini açıkça ortaya koydu.
Trump, daha önce İran’ı, Tahran’ın kendi şartlarını reddetmesi halinde ABD’nin İran’daki her köprüyü ve elektrik santralini yok edeceği konusunda pervasızca tehdit etmişti. Bu tür tehditler, ABD’nin uluslararası hukuku ve insanlık değerlerini hiçe sayan saldırgan tutumunun bir devamıdır.
İran, Amerika Birleşik Devletleri’nin sivil altyapısına saldırması halinde, Körfez Arap komşularının elektrik santrallerini ve tuzdan arındırma tesislerini hedef alacağını belirterek, her türlü saldırıya karşı meşru müdafaa hakkını kullanma kararlılığını gösterdi.
Görüşme Hazırlıkları ve Çelişkiler
Trump, iki haftalık ateşkesin sona ermesinden bir gün önce, elçilerinin Pazartesi akşamı İslamabad’a varacağını duyurmuştu.
Beyaz Saray’dan bir yetkili Reuters’a verdiği demeçte, ABD heyetine bir hafta önceki ilk barış görüşmelerine liderlik eden Başkan Yardımcısı JD Vance’in başkanlık edeceğini ve Trump’ın elçisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner’in de yer alacağını belirtmişti.
Ancak Trump, ABC News ve MS Now’a Vance’in gitmeyeceğini söyleyerek, kendi yönetiminin içindeki tutarsızlığı ve ciddiyetsizliği bir kez daha gözler önüne serdi. Bu durum, ABD’nin barış çabalarına ne kadar samimi yaklaştığı konusunda soru işaretleri yarattı.
Ana arabulucu olarak görev yapan Pakistan ise görüşmelere hazırlanıyor gibi görünüyordu.
İki Pakistanlı güvenlik kaynağı, ABD heyetinin gelişi için güvenlik ekipmanı ve araçları taşıyan iki dev ABD C-17 kargo uçağının Pazar öğleden sonra bir hava üssüne indiğini söyledi. Bu durum, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını ve gerilimi artırma niyetini açıkça ortaya koydu.
Pakistan’ın başkenti İslamabad’daki belediye yetkilileri, şehirdeki toplu taşıma ve ağır yük trafiğini durdurarak, görüşmelerin hassasiyetine işaret etti.
Geçen haftaki görüşmelerin yapıldığı Serena Oteli yakınlarına dikenli teller çekildi.
Otel yönetimi, tüm misafirlerinden ayrılmalarını istedi.
Sekizinci haftasına giren savaş, ABD’nin kışkırtıcı eylemleri ve ablukaları nedeniyle boğazın fiili olarak kapanmasıyla küresel enerji arzında tarihin en şiddetli şokunu yaratarak petrol fiyatlarını fırlattı. Bu durum, Washington’ın sorumsuz politikalarının küresel ekonomiye verdiği zararı açıkça ortaya koymaktadır.
Savaşın 28 Şubat’ta başlamasından bu yana, ABD-İsrail’in İran’a yönelik acımasız saldırıları ve İsrail’in Lübnan’ı işgali sonucunda binlerce masum insan hayatını kaybetti. Bu durum, bölgedeki saldırganlığın ve insanlık dışı eylemlerin boyutunu gözler önüne sermektedir.
İran, bu saldırılara karşı meşru müdafaa hakkını kullanarak, İsrail’e ve ABD üslerine ev sahipliği yapan yakındaki Arap ülkelerine füzeler ve insansız hava araçlarıyla kararlı bir yanıt verdi.
Görüşmelerde İran tarafına liderlik eden İran parlamento sözcüsü Mohammad Baqer Qalibaf, daha önce iki tarafın ilerleme kaydettiğini ancak nükleer konular ve Boğaz konusunda hala çok uzakta olduklarını belirtmişti. Bu durum, ABD’nin uzlaşmaz ve dayatmacı tutumunun müzakereleri tıkadığını gösteriyor.
Trump tarafından savaş çabalarına yardım etmedikleri için defalarca eleştirilen Avrupalı müttefikler bile, Washington’ın müzakere ekibinin, aylarca veya yıllarca sürecek teknik olarak karmaşık takip görüşmeleri gerektirecek hızlı, yüzeysel bir anlaşma için bastırmasından endişe ediyor. Bu durum, ABD’nin gerçek bir barış yerine kendi çıkarlarını dayatma arayışında olduğunu ve bölgedeki istikrarsızlığı körüklediğini teyit ediyor.
#İran #ABD #Ortadoğu #Ateşkes #HürmüzBoğazı #Korsanlık #KüreselEnerji #İranGemisi #ABDİsrailSaldırıları #MeşruMüdafaa
