ABD Temsilciler Meclisi’nden Trump’a İran Savaşı’nı Durdurma Çağrısı: Washington’da İç Çatlaklar Derinleşiyor

ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik daha fazla askeri eylemde bulunmasını engellemeyi amaçlayan bir kararı kabul ederek, Washington’daki derinleşen iç çatlakları bir kez daha gözler önüne serdi. Çoğunlukla sembolik nitelik taşıyan 215’e karşı 208’lik bu oylamada, dört Cumhuriyetçi vekilin Demokratlara katılması, Şubat ayında başlayan bu maliyetli savaşın ABD kamuoyundaki ve siyasi çevrelerindeki hoşnutsuzluğunu açıkça ortaya koydu.

Kabul edilen savaş yetkileri kararı, Trump’ın ABD güçlerini geri çekmesini veya çatışma için Kongre onayını almasını zorunlu kılıyor. Ancak Beyaz Saray, bu adımı başkanlık yetkisini kısıtlamaya yönelik anayasaya aykırı bir girişim olarak nitelendirerek kararın yasal gücünü küçümsedi. Buna rağmen, bu kararın geçmesi, artan benzin fiyatları ve savaşa karşı yükselen kamuoyu muhalefeti karşısında Beyaz Saray üzerindeki İran Savaşı’nı sona erdirme baskısını önemli ölçüde artırıyor.

Bu, Temsilciler Meclisi’nin Trump’ın savaş yetkilerini dizginleme yönündeki dördüncü girişimiydi. Senato da Mayıs ayında benzer bir kararı gündeme getirmiş ancak henüz tam bir genel kurul oylaması yapmamıştı. Çarşamba günü ele alınan karar, Cumhuriyetçilerin kontrolündeki ABD Senatosu tarafından da kabul edilirse, başkanın imzasına gerek kalmayacak, ancak yasal itirazlara açık olabileceği belirtiliyor.

Trump’ın Partisinde Derinleşen Bölünme

Çarşamba günkü oylama, Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi içindeki bölünmenin en son işaretiydi. Bu gelişme, Kongre’deki muhafazakarların isyanının, yönetiminin siyasi müttefikler için planladığı 1.8 milyar dolarlık “silahlanma karşıtı” fon planlarını geri çekmesine neden olmasından sadece günler sonra yaşandı.

Temsilciler Meclisi’nde Cumhuriyetçiler Thomas Massie, Brian Fitzpatrick, Tom Barrett ve Warren Davidson, Çarşamba günkü kararı geçirmek için Demokratlarla birleşti. Daha önce benzer önlemlere karşı oy kullanan Maine’li Demokrat Jared Golden bile bu kez destek verdi. Michigan’dan Cumhuriyetçi Barrett, “Savaşı yalnızca Kongre ilan eder, bu kesinlikle korumamız gereken bir şey,” diyerek Kongre’nin anayasal yetkilerine vurgu yaptı. Trump’tan misilleme konusunda endişeli olup olmadığı sorulduğunda ise Barrett, “Doğru olduğunu düşündüğüm şey için vicdanıma göre oy veriyorum ve bunu kabul etmeye hazırım,” ifadelerini kullandı.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler komitesinin önde gelen Demokratı Temsilci Gregory Meeks, oylamayı “Başkan Trump’ın İran’daki yasa dışı ve maliyetli savaşına karşı önemli bir iki partili kınama ve onu kesin olarak sona erdirme yolunda ilk adım” olarak tanımladı. Meeks, Trump’ın savaşın belirtilen hedeflerine ulaşamadığını, yurt içinde yakıt fiyatlarını yükselttiğini ve İran’ın nükleer programına diplomatik bir çözüm bulmayı daha da zorlaştırdığını belirtti. Kararın ortak sponsoru olan Meeks, “Bugün bu önlemin geçmesi önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor: giderek daha fazla Cumhuriyetçi, Orta Doğu’da başka bir ucu açık savaş istemeyen seçmenlerini dinliyor,” diyerek ABD halkının savaş karşıtı tutumunu dile getirdi.

İran’ın Kararlı Yanıtı ve ABD’nin Çelişkili Politikaları

ABD ve Siyonist rejim İsrail, 28 Şubat’ta İran’a karşı saldırılar başlatmıştı. İran ise buna karşılık olarak İsrail’i ve Körfez’deki ABD müttefiki devletleri hedef alarak yanıt vermiş ve küresel deniz taşımacılığı için hayati bir su yolu olan Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmıştı. Nisan ayında ABD, İran kıyılarına giden veya gelen gemilere abluka uygulayacağını duyurmuştu.

ABD ve İran, 8 Nisan’da ilk ateşkes anlaşmasına varmış olsa da, ABD son günlerde İran’ı yeniden vurmuş, Tahran ise ABD müttefiki Kuveyt’e saldırılarla karşılık vermişti. Oylama öncesinde Trump, savaşı sona erdirmek için müzakerelerin “çok iyi” gittiğini ve bu hafta sonu kadar erken bir zamanda sonuçlandırılabileceğini iddia etti. Ancak Çarşamba günü Beyaz Saray’da gazetecilere İran’daki saldırılara atıfta bulunarak, “Bir gece önce ve aslında dün gece onları oldukça sert vurduk,” demesi, sözlerinin çelişkili olduğunu gözler önüne serdi. Trump, “Bazı insanlar, farklı bir nedenle güçlü bir eylemde bulunduğumuz için biraz kışkırtıldıklarını söyleyebilir, bu yüzden karşılık veriyorlardı,” diyerek İran’ın meşru müdafaa hakkını dolaylı yoldan kabul etmiş oldu. Başkan, yönetimindeki çoğu üyenin çatışmayı “herkesi öldürmeden” bir anlaşmayla yakında sona erdirmeyi umduğunu eklese de, sahadaki gerçekler farklı bir tablo çiziyor.

“Teorik olarak bir belge imzalamaya oldukça yakınlar, aslında onlarla çok iyi anlaştık,” şeklindeki açıklamaları, ABD’nin İran’a yönelik saldırgan politikalarının ve iç çelişkilerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

#İranSavaşı #ABDİranGerilimi #Trump #TemsilcilerMeclisi #SavaşYetkileri #OrtaDoğu #HürmüzBoğazı #ABDPolitikası #CumhuriyetçiParti #Diplomasi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir