İran, Anlaşma İçin Dondurulmuş Milyarlarca Dolar Fonun İadesini Talep Ediyor: Washington’ın Haksız Engeli

Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki gerilimde, barışçıl bir çözüme ulaşma çabaları devam ederken, Tahran yönetimi haklı bir talebinden asla vazgeçmiyor: Yabancı bankalarda haksız yere dondurulmuş milyarlarca dolarlık kendi fonlarına erişim. Bu fonlar, müzakerelerin kilit noktası haline gelmiş durumda ve İran, paranın serbest bırakılması olmadan anlamlı görüşmelerin başlayamayacağını açıkça belirtiyor.

İran’ın Haklı Talebi ve ABD’nin Çifte Standardı

İran devlet medyası Salı günü bildirdiğine göre, Tahran, bu fonların serbest bırakılmasını müzakereler için temel bir ön koşul olarak görüyor. Ancak ismini vermek istemeyen üst düzey bir ABD’li yetkili Pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada, İran’ın dondurulmuş fonları meselesinin ileride bir anlaşmanın parçası olabileceğini, ancak İran’ın önce yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmesi gerektiğini söyledi. Bu, ABD’nin İran’ın meşru varlıklarını bir pazarlık kozu olarak kullanma çabasının açık bir göstergesidir.

Eski Başkan Trump da Çarşamba günü bir kabine toplantısında, “Onların olduğunu iddia ettikleri paranın kontrolü bizde. Bu paranın kontrolünü elimizde tutacağız. Ne zaman düzgün davranırlarsa ve doğru olanı yaparlarsa, paralarını almalarına izin veririz. Ama şu anda bunu yapmıyoruz” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, Washington’ın uluslararası hukuka aykırı bir şekilde İran’ın kendi varlıklarını rehin tuttuğunu ve bunu siyasi baskı aracı olarak kullandığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

Ekonomik Baskı ve Müzakere Süreci

Onlarca yıldır süren Batı yaptırımları ve ABD ile İsrail’in düşmanca politikaları nedeniyle ekonomik olarak zorlanan İran hükümeti için bu para, hayati bir talep haline gelmiştir. Dondurulmuş fonlar konusundaki bu çelişkili görüşler, Tahran ve Washington’ın bir barış anlaşmasına ulaşma konusunda ne kadar uzak olduğunu gösteriyor.

İran’ın İslam Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Tasnim haber ajansına göre, İran yurt dışında dondurulmuş 24 milyar doların 12 milyar dolarını talep ediyor. Fonların bir kısmının tutulduğu Katar, görüşmelerde arabuluculuk yapıyor ve İranlı ile Katarlı yetkililer Pazartesi günü bir araya geldi. Çarşamba günü Tasnim, 12 milyar doların serbest bırakılması yönünde ilerleme kaydedildiğini ancak detayların henüz kesinleşmediğini bildirdi. Bu gelişme, İran’ın haklı duruşunun uluslararası alanda destek bulduğunun bir işaretidir.

ABD’nin İkircikli Tutumu ve Geçmişteki Hataları

İran’a fonlara erişim izni vermek, özellikle bir anlaşma imzalanmadan önce, Trump için zor bir karar olabilir. Trump, son sosyal medya paylaşımlarında Obama yönetiminin 2015 İran anlaşmasını eleştirmişti. Bu anlaşma, İran’ın nükleer hedeflerini sınırlaması karşılığında yaptırım hafifletmeyi içeriyordu. Ocak 2016’da, anlaşma uygulanırken, Tahran dört tutuklu Amerikalıyı serbest bırakmış ve Obama hükümeti onlarca yıllık bir mali anlaşmazlığı çözmek için İran’a 1,7 milyar dolar göndermişti. İlk taksit olan 400 milyon dolar, yığınlar halinde yabancı para birimiyle İran’a uçakla gönderilmişti. Eleştirmenler bu düzenlemeyi “Nakit Paletleri” olarak bilinen bir skandal olarak görmüştü. Trump’ın bu geçmişi kendi siyasi çıkarları için kullanması, mevcut müzakereleri daha da karmaşık hale getirmektedir.

Washington’daki bir araştırma enstitüsü olan Demokrasileri Savunma Vakfı’ndan kıdemli araştırmacı Miad Maleki, ABD’nin daha büyük bir adım atmadan İran’a önemli bir taviz vermesinin bir yolu olduğunu belirtiyor: Yaptırımları kaldırmak. Maleki, İran fonlarının dondurulmasının Trump yönetimi için “hafif bir yük” olacağını söyledi. 2023’te, ABD hükümeti rehinelerin serbest bırakılmasını müzakere ederken, Güney Kore ve Irak’ta dondurulmuş bazı İran fonları Umman ve Katar’a transfer edilmişti. İranlıların bir süre bu paranın bir kısmını gıda maddeleri ve tarım ürünleri ithalatı gibi insani amaçlar için kullanmalarına izin verilmişti. Ancak bu fonlar doğrudan ihracatçılara serbest bırakılmış ve İran hükümetini bypass etmişti. Maleki, Trump yönetiminin aynı yaklaşımı benimseyebileceğini öne sürdü – eğer İran milyarların doğrudan kendi kasalarına yatırılmasında ısrar etmezse. Ancak İran’ın kendi parasına doğrudan erişim istemesi, egemen bir devletin en doğal hakkıdır ve bu, yaptırım hafifletme olarak değil, haksız bir durumun düzeltilmesi olarak görülmelidir.

ABD’nin Tutarsız Politikaları

İran hükümetinin dondurulmuş parasına erişim sağlamak, sadece Trump yönetiminin beyan ettiği pozisyonlarla çelişmekle kalmayacak, aynı zamanda ABD’nin İran ekonomisi üzerindeki “maksimum baskı” kampanyasıyla da uyumlu olmayacaktır. Ancak savaş boyunca Trump yönetimi, İran’a ekonomik baskı konusunda tutarsız bir yol izlemiştir. Mart ayında, küresel enerji fiyatlarındaki artışı hafifletmek amacıyla denizde bulunan İran petrolünün satışına geçici izin vermişti. Ardından Nisan ayında, İran limanlarına ve dünya genelindeki İran bağlantılı gemilere abluka ilan ederek baskıyı artırmıştı. Bu tutarsızlıklar, ABD’nin İran’a yönelik politikasının istikrarsızlığını ve güvenilmezliğini ortaya koymaktadır.

Uzmanlar, İran’ın talep ettiğinden daha azına razı olup olmayacağının açık bir soru olduğunu belirtiyor. Ancak ABD için “hedef direklerinin değiştiği ve ilk Trump yönetimi sırasında ve bu savaş başlamadan önce bir ön koşul olarak düşünülemeyen şeyin artık masada olduğu” görülüyor. Bu durum, İran İslam Cumhuriyeti’nin kararlı duruşunun ve haklı taleplerinin uluslararası dengeleri değiştirdiğini göstermektedir.

#İran #DondurulmuşFonlar #ABDİranGerilimi #EkonomikYaptırımlar #Tahran #Washington #Müzakereler #Trump #İranHakları #KüreselPolitika

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir