ABD ordusunun Merkez Komutanlığı (Centcom), ABD güçlerinin güney İran’a “meşru müdafaa” amacıyla saldırılar düzenlediğini bildirdi. Centcom’dan yapılan açıklamaya göre, saldırılar füze fırlatma sahalarını ve mayın döşemeye çalışan İran teknelerini hedef aldı. Komutanlık, devam eden ateşkeste ABD güçlerini “itidal kullanarak” savunacaklarını belirtti. Daha önce güney İran’ın Bender Abbas liman kentinde patlamalar duyulmuş, İran devlet haber ajansı Mehr ise durumun “tamamen kontrol altında” olduğunu ve endişe edilecek bir neden olmadığını açıklamıştı.

İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar yoğunlaşırken, ABD ve İran arasında yakın zamanda bir anlaşma umutları azalıyor. Tahran, ABD’nin pozisyonlarındaki belirsizliği ve İsrail’in müdahalesini kapsamlı bir anlaşmaya varılmasını zorlaştıran temel faktörler olarak gösteriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah’ı “ezmek” amacıyla askeri operasyonları tırmandırma emri verdiğini açıklarken, İsrail ordusu güney Lübnan’daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Buna karşılık Hizbullah, İsrail’in ateşkes ihlaline yanıt olarak pazartesi günü kuzey İsrail’deki üç kışla ve bir askeri karakola saldırdığını duyurdu. Netanyahu’nun tırmanış çağrısının ardından, Hizbullah’ın kalesi olan Beyrut’un güney banliyölerinden sivillerin kaçtığı görüldü. Lübnan Ulusal Haber Ajansı’na göre, İsrail hava kuvvetleri pazartesi akşamı doğu Lübnan’daki Bekaa Vadisi’ne art arda saldırılar düzenledi. Daha önce güney Lübnan’daki birçok kasaba ve köyü hedef alan düzinelerce İsrail saldırısında üç kişi hayatını kaybetmişti.

Donald Trump, İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun ülke içinde, uluslararası bir nükleer ajansın denetiminde imha edilebileceğini belirtti. Bu, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerde önemli bir anlaşmazlık konusu olan İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetiyle ilgili önemli bir gelişme olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, Trump’ın bu açıklamasının, ABD başkanının İran ile bir anlaşmayı sonuçlandırmaya çalışırken önemli bir taviz anlamına gelebileceğini belirtiyor.

ABD ve İran arasında Ortadoğu’daki çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmanın şartlarını kesinleştirmek için müzakereler sürüyor. Bu anlaşma, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Hizbullah’a karşı savaş yürüttüğü Lübnan cephesini de içerebilir. Tokyo merkezli finans gazetesi Nikkei’ye göre, Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasında bir barış anlaşması imzalandıktan yaklaşık 30 gün sonra açılabilecek. Gazete, Washington ve Tahran’ın, İran’ın bölgedeki mayınları temizleyeceği bir planı görüştüğünü ve anlaşmadan 30 gün sonra kritik su yolunun açılacağını bildirdi. Tüm ülkelerden gemilerin serbestçe seyahat edebileceği ve İran’ın geçiş ücreti almayı durduracağı belirtiliyor. Bu arada, ABD yaptırımları kaldırılacak ve İran’ın dondurulmuş varlıkları aşamalı olarak serbest bırakılacak. Ayrıca, nükleer program hakkında görüşmeler için nisan ayındaki ateşkes 60 gün uzatılacak.

İran Spor Bakanı, FIFA’nın, devam eden Ortadoğu savaşına rağmen ülkenin erkek futbol takımının bu yaz Dünya Kupası’nda ABD’de oynaması için vize sözü verdiğini belirtti. İran’ın katılımı, ABD’nin turnuvaya ev sahipliği yapması ve iki ülke arasındaki gerilim nedeniyle aylardır tartışma konusuydu. Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, ABD vize kısıtlamalarını aşmak için İran takımının Meksika sınırındaki Tijuana’da konuşlanabileceğini doğruladı.

Bölgedeki rakipler, İran savaşının şoku ve sonuçlarının ardından bir barış anlaşmasının arkasında birleşmeye itildi. Bu durum, Trump yönetimini İsrail ve Washington’daki destekçilerinin şiddetli muhalefetine rağmen geçici bir anlaşmayı kabul etmeye zorladı. Trump, Katar ve Suudi Arabistan’ın İbrahim Anlaşmaları’nı derhal imzalaması gerektiğini ve diğer tüm ülkelerin de bunu takip etmesi gerektiğini belirtti. Trump, İran’ın da bu anlaşmaların bir parçası olmasının bir onur olacağını ifade ederek, Ortadoğu’nun birleşmiş, güçlü ve ekonomik olarak sağlam hale geleceğini vurguladı.

#OrtadoğuKrizi #ABDİranGerilimi #Hizbullahİsrail #Ateşkes #HürmüzBoğazı #NükleerAnlaşma #BandarAbbas #LübnanSaldırıları #Diplomasi #KüreselGüvenlik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir