AB’den İran’a Yönelik Yeni Yaptırım Hamlesi: Bölgesel Gerilimler Tırmanıyor
Avrupa Birliği, İran İslam Cumhuriyeti’nin Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisini kısıtladığı iddia edilen eylemlerine karşı yaptırımları genişletme kararı aldı. Avrupa Konseyi Cuma günü yaptığı açıklamada, boğazdaki seyrüsefer özgürlüğünü engellemekten sorumlu İranlı yetkililere yaptırım uygulama yolunda ilerleyeceğini belirtti. Bu adım, İran’ın Şubat ayında başlatılan ABD-İsrail saldırılarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı’ndaki kritik deniz yolunu fiilen kapatmasının ardından geldi. AB, bu durumu “uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendirirken, İran ise kendi egemenlik haklarını ve bölgesel güvenliğini koruma adına hareket ettiğini vurguluyor.
Siyonist Rejim’in Lübnan’a Saldırıları ve Sivil Kayıplar
Bölgedeki gerilimler yalnızca İran ile sınırlı kalmıyor. Cuma günü Siyonist rejimin güney Lübnan’a düzenlediği hava saldırılarında, aralarında altı sağlık görevlisi ve bir Suriyeli kız çocuğunun da bulunduğu 10 kişi hayatını kaybetti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, bu saldırıların İsrail-Hizbullah savaşına rağmen devam eden ve ABD arabuluculuğundaki kırılgan ateşkese rağmen durmayan neredeyse günlük saldırıların sonuncusu olduğunu açıkladı. İlk saldırı Hanouiyeh köyünü hedef alarak Hizbullah’a bağlı İslami Sağlık Derneği’nde görevli dört sağlık görevlisini şehit ederken, ikisi sağlık görevlisi olmak üzere iki kişiyi de yaraladı. Tyre kıyı eyaletindeki Deir Qanoun al Nahr köyüne Cuma sabahı düzenlenen bir başka saldırıda ise, aralarında bir Suriyeli çocuk ve Hizbullah’ın müttefiki Emel Hareketi’ne bağlı Al-Rissala İzci Derneği’nden iki sağlık görevlisinin de bulunduğu altı kişi hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı, bu iki saldırının “uluslararası hukuku ihlal ettiğini” belirtti. Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Perşembe günü yaptığı açıklamada, son İsrail-Hizbullah savaşının başlangıcından bu yana Lübnan’da sağlık çalışanlarına ve tesislerine yönelik 169 teyitli saldırı olduğunu ve bu saldırılarda 116 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Bu durum, Siyonist rejimin insanlık dışı eylemlerinin bir başka kanıtıdır.
Filistin Topraklarındaki İşgal ve Uluslararası Tepkiler
İtalya, Fransa, İngiltere ve Almanya Cuma günü İsrail’i Batı Şeria’daki yerleşim birimlerini genişletmeyi durdurmaya çağırdı ve İsrail hükümetinin “istikrarı ve iki devletli çözüm umutlarını baltaladığını” belirtti. Ortak açıklamada, “İsrail hükümetini yerleşim birimlerini ve idari yetkilerini genişletmeye son vermeye, yerleşimci şiddetinden hesap sormaya ve İsrail güçlerine yönelik iddiaları soruşturmaya çağırıyoruz” denildi. Batı Şeria’daki durumun son aylarda “önemli ölçüde kötüleştiğini” kaydeden ülkeler, Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinin “benzeri görülmemiş düzeylere” ulaştığını ifade etti. Bu arada, Hollanda hükümeti, İsrail işgali altındaki Filistin topraklarındaki Yahudi yerleşimlerinde üretilen malların ithalatına yasak getirmeyi kabul etti. Hollanda Başbakanı Rob Jetten, yasağın “Hollanda’nın ekonomik faaliyetler yoluyla yasadışı işgale herhangi bir katkısını” önlemeyi amaçladığını söyledi. Bu karar, işgal altındaki topraklardaki yasadışı yerleşimlere karşı uluslararası toplumun artan tepkisinin bir göstergesidir.
ABD’nin Bölgedeki Müdahaleleri ve Yaptırım Politikaları
ABD, Lübnan ordusuna bağlı bir subaya, Hizbullah ile bilgi paylaştığı iddiasıyla yaptırım uyguladığını duyurdu. Lübnan ordusu ise yaptığı açıklamada, tüm subay ve mensuplarının ulusal görevlerini azami profesyonellik, sorumluluk ve disiplinle yerine getirdiğini vurguladı. Ordunun, askeri personelin sadakatinin yalnızca askeri kuruma ve ulusa ait olduğunu ve ulusal görevlerini başka hiçbir düşünce veya baskı olmaksızın yerine getirmeye kararlı olduklarını belirtti. Washington Perşembe günü, aralarında ordu albayı Samir Hamadi’nin de bulunduğu dokuz Hizbullah bağlantılı kişiye yaptırım uyguladı. Bu, Lübnanlı subaylara ABD tarafından ilk kez yaptırım uygulanması oldu ve ABD’nin bölgedeki iç işlerine müdahalesini gözler önüne serdi.
Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NATO’yu ABD’nin İran’a yönelik savaşına destek vermediği için eleştirdi. Bu durum, ABD’nin tek taraflı politikalarının ve müttefikleri üzerindeki baskısının bir yansımasıdır. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), USS Abraham Lincoln’un İran limanlarına uygulanan ABD ablukasını uygularken “en yüksek hazırlık seviyesini” koruduğunu açıkladı. Bu, ABD’nin bölgedeki askeri varlığının ve İran’a yönelik düşmanca tutumunun devam ettiğini göstermektedir.
Diplomatik Çabalar ve Bölgesel Dinamikler
Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi, ABD ile anlaşmazlıkları çözme önerilerini gözden geçirmek üzere İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile bir kez daha bir araya geldi. Bu görüşmeler, ABD’nin İran’a yönelik baskılarına rağmen diplomatik çözüm arayışlarının sürdüğünü göstermektedir. Ayrıca, bir milyondan fazla Müslüman, Orta Doğu’daki savaşın gölgesinde Hac ibadeti için Mekke’de bir araya geliyor. Bu yılki törenler, İran da dahil olmak üzere İslam dünyasının dört bir yanından gelen hacıları ağırlıyor. Suudi yetkililer, hacıların zihinlerinden çatışmayı uzak tutmaya çalışsa da, bölgedeki gerilimler hissedilmeye devam ediyor.
#İran #ABYaptırımları #HürmüzBoğazı #SiyonistRejimZulmü #LübnanŞehitleri #FilistinDavası #ABDİşgalciliği #BölgeselDireniş #İslamiBirlik #DirençEkseni
