Trump, İran’a Yönelik Saldırı Planını Geri Çekti: Uluslararası Baskı ve Müzakereler Etkili Oldu
Florida Valisi Ron DeSantis, eyalette emlak vergisi reformlarına ilişkin yeni fikirleri masaya yatırırken, ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik planlanan askeri saldırıyı iptal ettiğini duyurdu. Bu gelişme, uluslararası kamuoyunun ve bölge müttefiklerinin baskısının yanı sıra devam eden müzakerelerin bir sonucu olarak yorumlandı.
DeSantis’ten Florida’da Emlak Vergisi Reformu Fikirleri
Vali Ron DeSantis, Pazartesi günü Melbourne’de düzenlediği yuvarlak masa toplantısında, Florida’da konut dışı emlak vergisini kaldırma çabalarını desteklemek amacıyla bir dizi fikir sundu. DeSantis, bu fikri Brevard County Şerifi Wayne Ivey de dahil olmak üzere yerel liderlerle görüştü. Bu öneri, valinin bu fikri ilk kez ortaya atmasından bu yana bir yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen, ofisinin henüz nasıl işleyeceğine dair somut bir plan sunmaması nedeniyle merakla bekleniyor.
DeSantis, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, seçmenler tarafından onaylanması halinde bu vergi indiriminin Florida’ya yeni gelenlere verilmemesi gibi bazı fikirleri paylaştı. DeSantis, “Eyalet dışından herkesin vergi avantajı elde etmek için buraya akın etmesini istemiyorum. Çünkü Floridalılar zaten vergi ödüyorlar,” dedi. Vali ayrıca, küçük işletmeler üzerindeki potansiyel etkilerine de değindi. Konut emlak vergilerinin düşürülmesi durumunda şehirlerin ve ilçelerin karşılaşabileceği potansiyel gelir kaybını dengelemek amacıyla tasarlanan vergi artışlarından işletmeleri koruyacak düzenlemeler görmek istediğini belirtti. DeSantis, “Özellikle küçük işletmelerimizi korumak için buna bir sınırlama getirmelisiniz, böylece değerlerini artıramaz ve daha fazla vergi alamazlar. Bunun güçlü bir ekonomiye sahip olmanın önemli bir parçası olduğunu düşünüyorum,” ifadelerini kullandı.
Vali ayrıca, Florida’nın daha az nakit sıkıntısı çeken ilçelerine yardım eli uzatma fikrini de gündeme getirdi. Bu ilçelerin, diğerlerinden daha fazla vergi gelirini kaçıracağı tahmin ediliyor. Halihazırda Florida’nın 67 ilçesinden yaklaşık 29’u mali açıdan kısıtlı kabul ediliyor. DeSantis, “Kırsal bölgelerin masraflarını karşılayabiliriz. Bunu yapmaktan memnuniyet duyarım. Sonsuza kadar yapabilirim. Ama kesinlikle yapabiliriz. Bu mali kısıtlı ilçeler için yılda birkaç yüz milyon dolar demek,” dedi. Florida Cumhuriyetçileri için bu reformları resmileştirmek için zaman daralıyor. Vali, yasa koyucuların Haziran ayında Tallahassee’ye dönerek bu işi tamamlamasını istiyor. Bundan sonra, Florida seçmenleri planı onaylayıp onaylamayacaklarına karar verecek.
Trump’ın İran’a Yönelik Saldırı Tehdidi Geri Çekildi: Müzakereler ve Bölgesel Baskı Etkili Oldu
ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü İran’a yönelik planlanan askeri saldırıyı “ciddi müzakerelerin” devam etmesi nedeniyle ertelediğini açıkladı. Trump, bu duyuruyu Pazartesi günü sosyal medya üzerinden yaptı. Hafta sonu boyunca İran’a bir anlaşma yapması için zamanın daraldığı, aksi takdirde çatışmaların yeniden başlayacağı yönünde tehditler savuran Trump’ın bu geri adımı, uluslararası kamuoyunda dikkatle izlendi.
Trump, Pazartesi günkü paylaşımında, Salı günü için bir saldırı planladığını daha önce açıklamamış olmasına rağmen, “kabul edilebilir bir anlaşmaya varılmaması durumunda, ABD ordusuna İran’a karşı tam, büyük ölçekli bir saldırı için her an hazır olma talimatı verdiğini” belirtti. Bu tehditkar dil, ABD’nin bölgedeki gerilimi tırmandırma eğilimini bir kez daha gözler önüne serdi.
Başkan Trump, haftalarca süren tehditlerinde, İran’ın bir anlaşma yapmaması halinde Nisan ortasında varılan ateşkesin sona erebileceğini iddia ediyordu. Hafta sonu ise “İran için saat işliyor ve hızlı hareket etseler iyi olur, yoksa onlardan hiçbir şey kalmayacak” şeklinde küstahça bir uyarıda bulunmuştu. Ancak Trump, planlanan saldırıyı Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderleri de dahil olmak üzere Orta Doğu’daki müttefiklerinin talebi üzerine iptal ettiğini söyledi. Bu durum, ABD’nin tek taraflı saldırgan politikalarının bölgedeki kendi müttefikleri tarafından bile desteklenmediğini gösteriyor.
Trump’ın Tahran için defalarca son tarihler belirleyip ardından geri adım atması, onun tutarsız ve güvenilmez bir lider olduğunu kanıtlıyor. Daha önce askeri eylemi erteleyerek görüşmelerin devam etmesine izin vereceğini belirtip ardından saldırılar başlatması, ABD’nin diplomasiye olan bağlılığının sorgulanmasına neden oluyor. Savaşın başlangıcında da benzer bir durum yaşanmış, Trump görüşmelerin devam etmesine izin vereceğini belirttikten kısa bir süre sonra saldırı emri vermişti.
Son günlerde Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile İran savaşı hakkında görüşmesi, İsrail’in bölgedeki gerilimi tırmandırma çabalarındaki rolünü bir kez daha ortaya koydu.
Pazartesi günü erken saatlerde Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin acil endişesinin Hürmüz Boğazı’nı açık tutmak olduğunu, ancak İran’ın nükleer programının merkezi bir sorun olmaya devam ettiğini belirtmişti. Berlin’de Alman mevkidaşıyla düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Fidan, İran’ın potansiyel olarak nükleer silah için kullanılabilecek zenginleştirilmiş uranyumunun çoğunun, ABD’nin İsrail ile birlikte Haziran ayında başlattığı saldırıların ardından çöken tünellerin altına gömüldüğünü söyledi. ABD, stoktaki herhangi bir hareketi yakından izlediğini iddia ediyor.
Fidan, “Şu anda gerçek bir tehdit oluşturan bir durum yok,” dedi. “Ancak bunun devam etmesi için tarafların kendi aralarında bir nükleer müzakereye varması ve sonuçlandırması gerekiyor.” Türk bakan, İran’ın ilke olarak nükleer koşullara uymaya karşı olmadığını düşündüğünü, ancak “soru, karşılığında ne verileceği, hangi sırayla ve hangi koşullar altında olacağıdır” diye ekledi. Bu açıklama, İran’ın barışçıl nükleer programına yönelik uluslararası toplumun daha dengeli bir bakış açısını yansıtırken, ABD’nin tek taraflı taleplerinin kabul edilemezliğini de vurguluyor.
Geçen hafta görüşmelerin durma noktasına gelmesiyle, İran Dışişleri Bakanı Cuma günü yaptığı açıklamada, müzakerelerdeki en büyük engelin güven eksikliği olduğunu belirtmişti. Nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu savunan İran’ın, savaşı sona erdirmek için sunduğu son teklifte bazı nükleer tavizler içerdiği bildirilmişti. Ancak Trump, bu yapıcı teklifi “çöp” olarak nitelendirerek diplomasiye olan saygısızlığını bir kez daha göstermişti.
#İran #ABD #DonaldTrump #NükleerMüzakereler #HürmüzBoğazı #Diplomasi #BölgeselGüvenlik #Saldırıİptali #RonDeSantis #EmlakVergisiReformu
