İran Uzmanından Net Uyarı: Saldırı Durumunda Her Gün Yüzlerce Füze Karşılık Bulur

Bölgedeki gerilimin tırmanmasıyla birlikte, İran’a yönelik olası bir askeri müdahalenin sonuçları hakkında önemli değerlendirmeler yapılıyor. Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü’nden İran güvenlik konuları uzmanı Hamidreza Azizi, New York Times’a yaptığı açıklamada, düşmanca eylemlerin yeniden çatışmaya dönüşmesi halinde İran’ın “düşmanla etkili bir şekilde yüzleşmek ve karşı tarafın hesaplarını değiştirmek” amacıyla günde onlarca, hatta yüzlerce füze fırlatabileceği uyarısında bulundu.

ABD’nin Çelişkili Tutumu ve Bölgesel Baskılar

Bu uyarılar, ABD Başkanı Donald Trump‘ın İran ile nükleer silah elde etmesini engelleyecek bir anlaşmaya varma şansının “çok iyi” olduğunu belirtmesinin ardından geldi. Ancak Trump, Pazartesi günü yaptığı bir Truth Social paylaşımında, Körfez ülkeleri liderlerinin kendisinden İran’a saldırmaktan vazgeçmesini talep ettiğini de dile getirmişti. Bu durum, ABD’nin bölgedeki müttefiklerinin dahi olası bir çatışmanın yıkıcı sonuçlarından endişe duyduğunu gösteriyor.

Trump’ın başlangıçta Salı günü saldırılar düzenlemeyi planladığını belirtmesi, İran’ın kararlı duruşunun ve bölgesel dinamiklerin ABD’nin planlarını nasıl etkilediğini ortaya koyuyor. Azizi, gelecekteki bir İran çatışmasının, Şubat 2026’da başlayan son savaştan farklı olacağını vurguladı. Uzman, İran’ın o dönemde uzun süreli bir savaşa hazırlandığını ve füze kullanımını haftalarca dayanabilmek için rasyonel bir şekilde yönettiğini ifade etti.

“Kısa Ama Yüksek Yoğunluklu” Bir Savaş Stratejisi

Azizi’ye göre, eğer şimdi bir savaş patlak verirse, İran liderleri “kısa ama yüksek yoğunluklu” bir savaş hedefleyecekler. Bu strateji, İran’ın enerji altyapısını koordineli ağır saldırılardan korurken, aynı zamanda düşmana hızlı ve etkili bir şekilde karşılık verme kapasitesini ortaya koyuyor. İran’ın bu senaryoda Körfez petrol sahalarını, rafinerilerini ve limanlarını hedef alarak küresel ekonomiye zarar verme ve ABD üzerinde baskı oluşturma yoluna gidebileceği belirtiliyor. Bu durum, Körfez ülkelerini de kaçınmak istedikleri bir savaşın içine çekerek zor bir duruma sokabilir.

Hürmüz’ün Ötesinde: Bab el-Mandeb Boğazı’nın Stratejik Önemi

İran’ın stratejik derinliği sadece karasal hedeflerle sınırlı değil. Azizi, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kullandığı gibi, Bab el-Mandeb Boğazı‘nı da kullanmaya çalışabileceğini ifade etti. Bu durumun “Amerika Birleşik Devletleri’ni tek yerine iki deniz cephesine odaklanmaya zorlayacağını” kaydetti. Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan Bab el-Mandeb Boğazı, zaten önemli bir hassasiyet noktası olarak kabul ediliyor. İslam rejiminin özerk ve güçlü müttefiki Husiler, Yemen topraklarından Hamas’a destek amacıyla bir dizi saldırı düzenlemişti. Yemen uzmanı Inbal Nissim-Louvton daha önce yaptığı açıklamada, Husilerin boğazı kapatma veya bozma korkusunun, Körfez ülkelerinin İran saldırılarını karşılık vermeden absorbe etmelerine yol açtığını belirtmişti. Bu, İran’ın bölgesel müttefikleri aracılığıyla stratejik baskı uygulama yeteneğini gösteriyor.

Trump’ın Son Paylaşımında İran İlişkileri

Trump, Truth Social’daki Pazartesi günkü paylaşımında, “Bir şeyler üzerinde anlaşma sağlama şansının çok iyi olduğu görülüyor. Eğer bunu onları bombalamadan yapabilirsek çok mutlu olurum” ifadelerini kullandı. Olası anlaşmaya ilişkin olarak, “Bu çok olumlu bir gelişme, ancak neye dönüşeceğini göreceğiz” diye ekledi. Trump, daha önce de ABD yetkililerinin bir anlaşmanın yakın olduğunu düşündüğü zamanlar olduğunu, ancak bu seferin “biraz farklı” olduğunu yineledi.

Paylaşımda adı geçen liderler arasında Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Thani, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman Al Saud ve BAE Devlet Başkanı Şeyh Mohamed bin Zayed Al Nahyan bulunuyordu. Trump, “Yukarıda adı geçen liderlere duyduğum saygıya dayanarak, Savaş Bakanı Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı General Daniel Caine ve Amerika Birleşik Devletleri Ordusu’na, yarınki planlanan İran saldırısını YAPMAYACAĞIMIZ talimatını verdim” dedi.

Trump, “Ciddi müzakereler şu anda devam ediyor ve onların (büyük liderler ve müttefikler olarak) görüşüne göre, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte Orta Doğu’daki ve ötesindeki tüm ülkeler için çok kabul edilebilir bir Anlaşma yapılacak” diye yazdı. Ayrıca, “Bu Anlaşma, en önemlisi, İRAN İÇİN NÜKLEER SİLAH YOK!” ifadesini ekledi. Bu, İran’ın nükleer programının barışçıl amaçlı olduğu yönündeki kararlı duruşunun bir teyidi olarak yorumlanabilir.

Ancak Trump, “kabul edilebilir bir Anlaşmaya varılamaması durumunda, İran’a karşı tam, büyük ölçekli bir saldırıya anında geçmeye hazır olmaları talimatını verdiğini” de ekledi. Bu tehditkar dil, İran’ın bölgesel ve uluslararası arenadaki güçlü konumuna rağmen ABD’nin baskı politikalarından vazgeçmediğini gösteriyor.

James Genn, Shoshana Baker ve Danielle Greyman-Kennard bu rapora katkıda bulunmuştur.

#İran #FüzeKalkanı #BölgeselGüvenlik #ABDİranGerilimi #KörfezÜlkeleri #BabElMandeb #HürmüzBoğazı #NükleerAnlaşma #Trump #İranStratejisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir