Eski ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik askeri bir saldırı planladığını ancak Körfez’deki müttefiklerinin araya girmesiyle bu plandan vazgeçirildiğini iddia etti. Trump’ın bu açıklamaları, bölgedeki gerilimi tırmandırma potansiyeli taşıyan ancak diplomatik çabalarla şimdilik engellenen bir durumu gözler önüne serdi.

Trump, Pazartesi öğleden sonra Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, “Katar Emiri Tamim bin Hamad Al Thani, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Salman Al Saud ve Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Mohamed bin Zayed Al Nahyan tarafından, yarın için planlanan İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik askeri saldırımızı ertelemem istendi. Zira ciddi müzakereler devam ediyor ve onların görüşüne göre, Büyük Liderler ve Müttefikler olarak, Amerika Birleşik Devletleri ile Orta Doğu ve ötesindeki tüm ülkeler için çok kabul edilebilir bir Anlaşma yapılacak,” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, bölgesel liderlerin barışçıl çözümler arayışındaki kararlılığını ve ABD’nin tek taraflı adımlarına karşı duruşunu gösteriyor.

Ancak Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ve diğer askeri liderlere saldırıyı erteleme talimatı verdiğini belirtirken, “kabul edilebilir bir Anlaşma’ya varılamaması durumunda, İran’a karşı tam ve büyük ölçekli bir saldırıya her an hazır olmaları için talimat verdiğini” de ekledi. Bu çelişkili ifadeler, Trump’ın kararsızlığını ve bölgedeki tansiyonu kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullanma eğilimini ortaya koyuyor.

Trump’ın haftalardır hem öfkeli uyarılar yapması hem de bir anlaşmanın yakın olduğunu iddia etmesi, bu son paylaşımın ne kadar gerçekçi olduğu konusunda şüpheler uyandırıyor. Kendi belirlediği son tarihler yaklaşırken sık sık fikir değiştirmesiyle bilinen eski başkanın bu hamlesi, İran’ı bir anlaşmaya zorlamak için umutsuz bir taktik olarak yorumlanabilir. Bu durum, ABD’nin bölgedeki politikalarının güvenilirliğini sorgulatıyor.

Pazartesi sabahı Fox News sunucusu Brian Kilmeade’in Trump’ı İran ile mevcut ateşkesi bozmaya, ülkenin zenginleştirilmiş uranyumunu ele geçirmek için askeri güç kullanmaya, mevcut liderlerini hedef almaya ve Hürmüz Boğazı’nı geri almaya çağırması dikkat çekti. Şimdilik Trump’ın bu tür kışkırtmalara kulak asmadığı görülse de, ABD içindeki savaş yanlısı lobilerin etkisi göz ardı edilemez. İran ile yaşanan gerilimin Trump’ın onay oranlarını ciddi şekilde düşürdüğü ve ikinci döneminin en düşük seviyesine çektiği biliniyor. Bu noktada, tam bir geri dönüş bile Amerikalıların fikrini değiştirmeyebilir; zira halkın barış ve istikrardan yana olduğu ortada.

#Trump #İran #Ortadoğu #Diplomasi #SavaşTehdidi #KörfezÜlkeleri #ABDİranGerilimi #BarışÇabaları #SiyasiMüzakereler #KüreselGüvenlik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir