Çin devlet medyasına göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Perşembe günü Pekin’de ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede Tayvan konusunda sert uyarılarda bulundu. Şi, meselenin “düzgün ele alınmaması” halinde potansiyel “çatışmalar ve hatta ihtilaflar” yaşanabileceği konusunda ikaz etti.

Zirvede, iki lider geçen yılki ticaret savaşının ardından ticari ilişkilerini istikrara kavuşturmayı hedefliyor. Ayrıca, ABD’nin İran ile olan savaşı üzerindeki belirsizlikle de boğuşuyorlar. Ancak Çin, Tayvan’ın ABD-Çin ilişkilerinde en önemli öncelik olduğunu açıkça belirtti. Kapalı kapılar ardında gerçekleşen oturum yaklaşık iki saat 15 dakika sürdü. Beyaz Saray görüşmeyi “iyi” olarak nitelendirdi. Daha sonraki bir devlet yemeğinde Trump, Şi ve eşini 24 Eylül’de Beyaz Saray’da karşılıklı bir ziyaret için davet ettiğini söyledi.

Trump, Fox News’ten Sean Hannity’ye verdiği demeçte, Şi’nin kendisine Hürmüz Boğazı’nı açmaya yardım etmek istediğini söylediğini ve İran’a herhangi bir askeri teçhizat vermeyeceğini iddia ettiğini belirtti. Trump bu iddiayı “büyük bir açıklama” olarak nitelendirdi. Beyaz Saray, bazı Amerikalı iş dünyası liderlerinin ikili toplantının bir kısmına katıldığını ve Trump’ın her birini ayrı ayrı tanıttığını duyurdu. Tesla CEO’su Elon Musk, Nvidia CEO’su Jensen Huang ve Apple’ın görevden ayrılan CEO’su Tim Cook gibi isimler, Halk Salonu’ndaki karşılama törenine katılanlar arasındaydı. Çin, birçok şirket için kilit bir pazar olmaya devam ediyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mao Ning’in X’te paylaştığı bir açıklamada, Şi’nin Trump’a “Tayvan meselesinin Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli konu olduğunu” vurguladığı belirtildi. Açıklamada, “Eğer düzgün ele alınırsa, ikili ilişkiler genel istikrardan faydalanacaktır. Aksi takdirde, iki ülke çatışmalar ve hatta ihtilaflar yaşayacak, tüm ilişkiyi büyük tehlikeye atacaktır” ifadelerine yer verildi. Şi ayrıca, “Tayvan bağımsızlığı ve Boğazlar arası barışın ateşle su gibi uzlaşmaz olduğunu” dile getirdi. Beyaz Saray ise toplantı açıklamalarında Tayvan’dan bahsetmedi. Çin, Tayvan’ı ayrılıkçı bir eyalet olarak görüyor ve güç kullanma olasılığını dışlamıyor. ABD ise Tayvan’a askeri destek sağlıyor ancak Çin ile olası bir savaşta Tayvan’ı savunup savunmayacağı konusunda net bir duruş sergilemiyor.

Devlet yemeğinde hem Şi hem de Trump birbirlerine iltifat etti. Trump, “son derece olumlu ve verimli görüşmeler” yaptıklarını söylerken, Şi, “Çin ulusu ve Amerika’yı yeniden harika yapmak el ele gidebilir” dedi. Her iki lider de ABD ile Çin arasındaki ilişkinin önemini vurguladı.

Ekonomik bağlar konusunda da olumlu mesajlar verildi. Çin’in resmi haber ajansı Xinhua, Şi’nin Trump’a “Çin-ABD ekonomik bağlarının karşılıklı yarar sağlayan ve kazan-kazan niteliğinde olduğunu” söylediğini aktardı. Şi, “Ticaret savaşlarının kazananı yoktur” diyerek, anlaşmazlıkların eşit düzeyde istişare ile çözülmesi gerektiğini vurguladı.

İran konusunda ise Beyaz Saray, iki liderin “Hürmüz Boğazı’nın serbest enerji akışını desteklemek için açık kalması gerektiği konusunda anlaştığını” belirtti. Şi, Çin’in Boğaz’ın askerileştirilmesine karşı olduğunu ve gelecekte Çin’in Boğaz’a bağımlılığını azaltmak için daha fazla Amerikan petrolü satın alma ilgisini dile getirdi. Her iki ülke de İran’ın asla nükleer silaha sahip olamayacağı konusunda mutabık kaldı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin’in Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasında ABD’den daha büyük bir çıkarı olduğunu söyledi.

Görüşmelerin başlangıcında, Trump ve Şi, Pekin’deki Halk Salonu dışında el sıkıştı. Liderler, açılış töreninde olumlu sözler sarf ederek ABD-Çin ilişkilerinin istikrarlı olmasının dünya için iyi olduğunu vurguladılar. Trump, Şi’yi bir arkadaş ve “büyük bir lider” olarak nitelendirdi.

Bir yıldan biraz daha uzun bir süre önce, ABD-Çin ilişkileri ticaret savaşları nedeniyle çok daha çalkantılıydı. Ancak gerilimler azaldı ve her iki ülke de istikrar arayışında olduğunu belirtti. Bu haftaki görüşmelerde ticaretin yanı sıra yapay zeka ve insan hakları konularının da gündeme gelmesi bekleniyor. Trump, ayrılmadan önce, demokrasi yanlısı medya patronu Jimmy Lai’nin serbest bırakılması için baskı yapacağını söyledi. Lai’nin ailesi, ABD’nin müdahale etmemesi halinde babalarının hapishanede öleceğinden endişe ediyor.

#ÇinABDİlişkileri #TayvanMeselesi #ŞiCinping #DonaldTrump #TicaretSavaşı #HürmüzBoğazı #İran #Ekonomikİşbirliği #YapayZeka #KüreselSiyaset

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir