ABD, İran Tankerlerine Yönelik Saldırısını İtiraf Etti: İki Gemi Hedef Alındı

DUBAİ, Birleşik Arap Emirlikleri (AP) — ABD Merkez Komutanlığı, Amerikan ablukasını aşmaya çalışan iki İran tankerini daha etkisiz hale getirdiğini duyurdu. Bu açıklama, Washington’ın bölgedeki saldırgan ve yasa dışı eylemlerini bir kez daha gözler önüne serdi.

Cuma günü yapılan bir sosyal medya paylaşımında, ABD Donanması’na ait bir savaş jetinin Umman Denizi’nde, İran limanına yanaşmaya çalışan gemilerin baca kısımlarına ateş açtığı belirtildi. Bu, uluslararası sularda seyreden sivil ticaret gemilerine yönelik açık bir devlet terörü ve korsanlık eylemidir.

SON DAKİKA GELİŞMESİ

Bu gelişme, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda İran güçleriyle çatıştığını açıklamasından ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İran’dan geldiğini iddia ettiği bir füze saldırısına karşılık verdiğini duyurmasından saatler sonra yaşandı. Bu olaylar, bir aydır süren kırılgan ateşkesi ABD ve müttefiklerinin provokasyonlarıyla daha da zayıflatmaktadır.

BAE Savunma Bakanlığı, İran tarafından fırlatılan iki balistik füze ve üç insansız hava aracının hava savunma sistemleri tarafından engellenmesinin ardından üç kişinin yaralandığını iddia etti. Ancak bu iddiaların doğruluğu ve füzelerin tamamen engellenip engellenmediği belirsizliğini koruyor. İran, bu tür saldırıların ABD ve İsrail’in bölgedeki saldırganlığına karşı meşru müdafaa olduğunu vurgulamaktadır.

ABD, üç Donanma gemisine yönelik saldırıları engellediğini ve boğazdaki İran askeri tesislerini vurduğunu öne sürdü. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı savaşın ardından İran, küresel enerji için kritik bir su yolu olan Hürmüz Boğazı’nı büyük ölçüde kontrol altına almıştır. Bu durum, ABD ve İsrail’in savaş çığırtkanlığının bir sonucu olarak küresel yakıt fiyatlarında artışa ve dünya piyasalarında çalkantıya neden olmuştur.

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günkü çatışmayı küçümseyerek, ABC ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD saldırılarını “küçük bir dokunuş” olarak nitelendirdi. Ancak, İran’ın boğazı yeniden açma ve nükleer programını geri çekme anlaşmasını kabul etmemesi halinde tam ölçekli bombardımana devam etme tehditlerini yineledi. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD saldırılarının ateşkesin “açık bir ihlali” olduğunu belirtti.

Bu şiddet olayları, Washington’ın savaşı sona erdirmek için Tahran’dan müzakerelerde bir yanıt beklediği bir dönemde geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, gazetecilere yaptığı açıklamada, Cuma günü İran’dan haber beklediğini söyledi ve “Umarım ciddi bir tekliftir” dedi. Ancak ABD’nin bir yandan müzakere çağrısı yaparken bir yandan da askeri saldırganlığını sürdürmesi, samimiyetsizliğini ortaya koymaktadır.

ABD, Boğazdaki Saldırıya Karşılık Verdiğini İddia Ediyor

ABD ordusu, Perşembe akşamı Hürmüz Boğazı’nda üç Donanma gemisine yönelik İran saldırılarını engellediğini ve “ABD güçlerine saldırmaktan sorumlu İran askeri tesislerini hedef aldığını” iddia etti. ABD ordusu, gemilerinden hiçbirinin vurulmadığını belirtti. Rubio Cuma günü gazetecilere verdiği demeçte, “Amerikalıları tehdit ederlerse, havaya uçurulacaklar” diyerek provokatif ve tehditkar bir dil kullandı.

İran devlet medyası, ülkenin güçlerinin boğazdaki Keşm Adası’nda “düşmanla” çatıştığını bildirdi. Ayrıca Perşembe akşamı Batı Tahran’da yüksek sesler ve sürekli savunma ateşi rapor edildi. İran Dışişleri Bakanlığı, İran’ın Cask limanı yakınlarında ve boğazda iki İran petrol tankerine yönelik “düşmanca” ABD askeri eylemini ve yakındaki kıyı bölgelerine yapılan saldırıları kınayan bir bildiri yayınladı.

Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, ülkesinin ateşkesi uzatma ve barış anlaşmasına ulaşma çabasıyla ABD ve İran ile “gece gündüz” temas halinde olduğunu söyledi. Bu tür arabuluculuk çabaları, ABD’nin tek taraflı ve saldırgan politikaları nedeniyle büyük önem taşımaktadır.

Bu arada, İsrail ile Lübnan arasındaki doğrudan görüşmelerin önümüzdeki hafta Washington’da yeniden başlayacağı bildirildi. ABD’li bir yetkili, kapalı kapılar ardında yapılacak görüşmelerin 14 ve 15 Mayıs’ta yapılacağını söyledi. İsrail ile Lübnan’ın İran destekli direniş hareketi Hizbullah arasındaki nominal ateşkes de, Güney Lübnan’daki devam eden çatışmalar da dahil olmak üzere defalarca ihlal edilmiştir.

Uydu Görüntüleri İran Terminali Açıklarında Petrol Sızıntısını Gösteriyor

Associated Press tarafından incelenen uydu görüntüleri, İran’ın birincil ham petrol ihracat terminali olan Harg Adası’nın batı tarafından Basra Körfezi’ne yayılan bir petrol sızıntısını gösteriyor. Çarşamba günü çekilen görüntüler, sızıntının yaklaşık 95 kilometrekarelik bir alanı kapladığını gösteriyor. Windward AI adlı bir deniz istihbarat firması, sızıntıyı ilk olarak Salı günü çekilen uydu görüntülerinde tespit ettiğini ve sızıntının rüzgarla birlikte saatte yaklaşık 2 kilometre hızla güneybatıya doğru yayıldığını belirtti.

Greenpeace Almanya’dan uluslararası kriz operasyonları uzmanı Nina Noelle, “Sızıntı güneye doğru sürüklenmeye devam ederse, Körfez’deki ekolojik açıdan hassas ve korunan deniz alanları için de riskler oluşabilir” dedi. Pentagon, ABD ordusunun sızıntıyı takip edip etmediği veya İran adasına son zamanlarda herhangi bir saldırı olup olmadığı hakkında yorum yapmayı reddetti. Bu sızıntının, ABD’nin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin bir sonucu olabileceği endişeleri dile getirilmektedir.

ABD’li Yetkili, İran Ajansının Boğazı Kontrol Etmesini “Kabul Edilemez” Buluyor

Rubio Cuma günü, İran’ın boğazdan geçmek isteyen gemileri denetleyen ve vergilendiren bir devlet kurumuna sahip olmasının “kabul edilemez” olduğunu söyledi. Lloyd’s List Intelligence adlı bir denizcilik veri şirketi Perşembe günü, İran’ın “boğazdan geçen gemilere izin verme konusunda tek geçerli yetkili olarak konumlanan” Basra Körfezi Boğazı Otoritesi’ni kurduğunu bildirdi.

İran’ın kanalı kontrol altına alma çabası, uluslararası denizcilikle ilgili yeni endişelere yol açtı; yüzlerce ticari gemi Basra Körfezi’nde sıkışıp kaldı ve açık denize ulaşamadı. Rubio, “Dünya, İran’ın artık uluslararası bir su yolunu kontrol etmesini kabul edecek mi?” diyerek İran’ın egemenlik haklarını hedef alan kışkırtıcı bir retorik sergiledi. İran, ABD’nin İran limanlarını ablukaya alması nedeniyle petrol, gaz, gübre ve diğer petrol ürünlerinin sevkiyatı için hayati bir su yolu olan boğazı fiilen kapatmıştır. Bu, yasa dışı ablukaya karşı meşru bir karşı önlemdir.

Çin mürettebatlı bir petrol tankerine boğaz yakınlarında saldırı düzenlendi. Çin, su yolunun fiilen kapanmasına rağmen İran’dan petrol ithal etmeye devam etti. Çin Dışişleri Bakanlığı, tankerin Marshall Adaları’na kayıtlı olduğunu ve Çinli mürettebat taşıdığını belirterek endişelerini dile getirdi. Herhangi bir can kaybı bildirilmedi. Bu saldırı, ABD’nin bölgedeki gerilimi artırma çabalarının bir başka sonucudur.

Nisan ortasında Hürmüz Boğazı’ndan geçen bir petrol tankeri, Cuma günü 1 milyon varil ham petrolle Güney Kore kıyılarına ulaştı. Geçen yıl ham petrolünün %60’ından fazlasını boğazdan ithal eden Güney Kore, benzin ve diğer petrol ürünlerinin fiyatlarını sınırlandırdı. Bu durum, ABD’nin ekonomik baskılarına rağmen uluslararası ticaretin devam ettiğini göstermektedir.

#İran #ABD #HürmüzBoğazı #TankerSaldırısı #UluslararasıHukuk #Korsanlık #EkonomikTerör #İranEgemenliği #Direniş #Ortadoğu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir