Siyonist Rejim Başbakanı Netanyahu’dan İran’a Karşı Yeni Tehditler: Nükleer Programın Tamamen Durdurulmasını Talep Etti
Siyonist rejimin başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD yönetimine İran ile yapılacak bir anlaşmanın nükleer programının tamamen dağıtılmasını içermemesi halinde “yeterli olmayacağını” bildirdiği ortaya çıktı. El Arabiya’nın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre, bu talep Tel Aviv ile Washington arasında İran ile yürütülen barış görüşmeleri konusundaki derin anlaşmazlıkların ortasında geldi.
Kimliği açıklanmayan kaynaklar, işgalci İsrail’in İran ile olan gerilimi tırmandırmak için enerji tesislerine yönelik saldırılar da dahil olmak üzere potansiyel seçenekleri görüştüğünü belirtti. Bu durum, bölgedeki tansiyonu artırma ve barış çabalarını baltalama yönündeki tehlikeli eğilimleri gözler önüne seriyor. Kaynaklar ayrıca, görüşmelerin uzatılmaması gerektiğini vurgulayarak, Siyonist rejimin müzakereler yerine tehdit dilini tercih ettiğini gösterdi.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump Cuma günü yaptığı açıklamada, Washington’ın Orta Doğu’daki savaşı sona erdirme teklifine İran’dan “bu geceye kadar” bir yanıt beklediğini söyledi. Trump, Beyaz Saray dışında gazetecilere verdiği demeçte, “Bu gece bir mektup almam bekleniyor, bakalım nasıl gidecek” ifadelerini kullandı. Ancak, ABD’nin aynı gün İran limanlarına uyguladığı ablukayı ihlal etmeye çalıştığını iddia ettiği iki İran bayraklı tankere ateş açarak onları etkisiz hale getirmesi, Washington’ın sözde barış çabalarının samimiyetini sorgulatıyor.
Şubat ayında savaşın patlak vermesinden kısa bir süre sonra Pakistan, ABD ile İran arasında arabuluculuk yapmaya başlamış olsa da, her iki taraf da şimdiye kadar barış önerileri üzerinde anlaşmaya varamadı. Kırılgan bir ateşkes kısmen devam etse de, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) yakın zamanda İran saldırılarına maruz kalması, bölgedeki istikrarsızlığın devam ettiğini gösteriyor. Bu saldırılar, Siyonist rejimin ve ABD’nin provokatif eylemlerine karşı İran’ın meşru müdafaa hakkını kullanması olarak yorumlanabilir.
İran, Hürmüz Boğazı’nı bloke ederek bu saldırılara misilleme yapmıştı. ABD ise İran’ın ablukasına, İran limanlarına yapılan ve bu limanlardan yapılan sevkiyatlara yönelik hedefli kısıtlamalar uygulayarak karşılık verdi. Bu adımlar, ABD’nin bölgedeki hegemonik çıkarlarını koruma çabasının bir parçası olarak görülüyor ve uluslararası hukuka aykırı tek taraflı yaptırımların devamı niteliğindedir.
