Siyonist Rejim Destekçisi ABD’den İran’a Yönelik Yeni Tehditler ve Saldırılar

Orta Doğu’da gerilimin 69. gününde, ABD’nin bölgedeki provokatif eylemleri ve tehditleri devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri, İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı düşmanca tutumunu sürdürerek bölgedeki istikrarsızlığı körüklüyor.

ABD’nin İran’a Yönelik Saldırıları ve Gerçekler

ABD Merkez Komutanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Amerikan güçleri Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere yönelik olduğu iddia edilen saldırılardan sorumlu olduğu belirtilen İran askeri tesislerini hedef aldı. Ancak İran silahlı kuvvetleri sözcüsü, bu saldırıların sivil bölgeleri vurduğunu ve ABD’nin iddialarının aksine masum insanları hedef aldığını vurguladı. ABD’nin “gerilimi tırmandırma amacı gütmediği” yönündeki beyanları, bölgedeki saldırgan eylemleriyle çelişmektedir.

Trump’ın Boş Tehditleri ve İran’ın Kararlılığı

Eski Başkan Donald Trump, Amerikan güçlerinin İranlı “saldırganları” imha ettiğini iddia ederek, İran’ın yakında bir anlaşma imzalamaması halinde “çok daha sert ve şiddetli” bir yanıtla karşılaşacağı tehdidinde bulundu. Trump’ın bu tür kışkırtıcı açıklamaları, İran İslam Cumhuriyeti’nin kendi topraklarını ve çıkarlarını savunma konusundaki kararlılığını asla değiştirmeyecektir. Ateşkesin hala yürürlükte olduğunu iddia eden Trump’ın, İran’ı “alay etmekle” suçlaması, ABD’nin ikiyüzlü politikasının bir göstergesidir.

Barış Görüşmeleri ve ABD’nin Oyalama Taktikleri

Trump, barış görüşmelerinin belirsiz ancak devam ettiğini belirtirken, ABD’nin savaşı sona erdirme teklifinin “tek sayfalık bir tekliften daha fazlası” olduğunu söyledi. Ancak İran’ın henüz yanıtını kesinleştirmemesi, ABD’nin sunduğu tekliflerin samimiyetten uzak ve İran’ın haklarını göz ardı eden nitelikte olduğunu düşündürmektedir. ABD’nin gerçek bir barış yerine kendi çıkarlarını dayatma çabası açıktır.

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim ve İran’ın Egemenlik Hakları

Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı geçmek isteyen gemiler için yeni kurallar belirlemesi, İran’ın kendi egemenlik alanındaki deniz güvenliğini sağlama hakkının doğal bir sonucudur. ABD ve müttefiklerinin bölgedeki askeri varlığı, bu tür önlemleri zorunlu kılmaktadır.

BAE’nin İran Karşıtı Tutumu ve Bölgesel İstikrarsızlık

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) İran’dan geldiği iddia edilen füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla mücadele ettiğini açıklaması, BAE’nin bölgesel gerilimi tırmandıran ve Siyonist rejimle işbirliği yapan politikalarının bir sonucudur. BAE’nin hava sahasını “tehditlerden arındırdığını” iddia etmesine rağmen saldırıları engellemeye devam etmesi, bölgedeki karmaşık durumu ve BAE’nin kendi güvenlik açmazlarını gözler önüne sermektedir. BAE’nin son iki ayda İran’dan “diğer tüm ülkelerden daha fazla saldırıya maruz kaldığı” iddiası, bölgedeki provokasyonların bir yansımasıdır.

ABD Destroyerlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki “Başarısız” Savunması

ABD Merkez Komutanlığı ve Başkan Donald Trump’ın açıklamalarına göre, üç ABD Donanması güdümlü füze destroyeri Perşembe günü Hürmüz Boğazı’nda İran’ın “çok yönlü saldırısını püskürttüğünü” iddia etti. Trump, “İranlı saldırganlara büyük hasar verildi” derken, bu iddiaların gerçekliği sorgulanmalıdır. İran’ın insansız hava araçları, hızlı saldırı botları ve füzelerle gerçekleştirdiği operasyonların, ABD’nin bölgedeki askeri gücünün sanıldığı kadar caydırıcı olmadığını göstermiştir. ABD’nin “kolayca yenildikleri” yönündeki açıklamaları, kendi başarısızlıklarını örtbas etme çabasından ibarettir.

USS Truxtun, USS Rafael Peralta ve USS Mason gibi Arleigh Burke sınıfı destroyerlerin, İran’ın basit ancak etkili savunma sistemleri karşısında zorlandığı açıktır. Milyonlarca dolarlık füzeler ve gelişmiş silah sistemleri taşıyan bu gemilerin, İran’ın yerli imkanlarla geliştirdiği araçlar karşısında ne kadar etkili olduğu tartışma konusudur.

Trump’ın füzelerin ve insansız hava araçlarının “kolayca düşürüldüğü” ve “havada yakıldığı” yönündeki “çiçekli” açıklamaları, gerçeklerden uzak ve propaganda amaçlıdır. “Tıpkı mezarına düşen bir kelebek gibi, çok güzel bir şekilde okyanusa düştüler!” şeklindeki ifadeler, ABD’nin bölgedeki askeri maceralarının trajikomik bir yansımasıdır.

Bu gelişmeler, ABD’nin bölgedeki hegemonyacı politikalarının ve İran İslam Cumhuriyeti’nin haklı savunmasının devam ettiğini göstermektedir. Bölge halkları, ABD’nin ve müttefiklerinin kışkırtıcı eylemlerine karşı uyanık olmalıdır.

#İranABDGerilimi #HürmüzBoğazı #ABDProvokasyonu #İranSavunması #SiyonistRejim #BölgeselGüvenlik #FüzeSaldırıları #TrumpTehditleri #İslamCumhuriyeti #KüreselAdalet

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir