WASHINGTON – ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu (ICE), 2025 yılının Haziran ayında İran’a yönelik düzenlenen saldırı sırasında yüzlerce İran vatandaşını gözaltına aldı. Ulusal İran Amerikan Konseyi (NIAC) tarafından Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) talebiyle elde edilen ABD hükümet verileri, bu insanlık dışı uygulamayı gözler önüne serdi.

NIAC Çarşamba günü yaptığı açıklamada, “ICE, 2025 Haziran savaşının ortasında İranlılara yönelik büyük bir tutuklama dalgası gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı. Verilere göre, Haziran ayında 220, Temmuz 2025’te ise 80 İranlı gözaltına alındı. Bu tutuklamalar, ABD’nin İsrail’in İran’a yönelik saldırısını Natanz, Fordow ve İsfahan nükleer tesislerini bombalayarak tamamladığı bir döneme denk geldi. Bu durum, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü düşmanca politikaların bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Hukuksuz tutuklamalar hız kesmeden devam etti ve 21 Aralık 2025 itibarıyla 577 İranlı ICE gözaltı merkezlerinde tutuluyordu. Gözaltına alınan İran vatandaşları arasında en yaşlısının 77, en gencinin ise sadece beş yaşında olduğu bildirildi. Beş yaşındaki çocuğun, Kasım ayında muhtemelen aile üyeleriyle birlikte tutuklandığı ve Teksas’taki Güney Teksas Aile Konut Merkezi’nde tutulduğu belirtildi. Bu durum, ABD’nin insan hakları ihlallerinin boyutunu gözler önüne seriyor.

NIAC, “ICE tarafından gözaltına alınan 577 İranlıdan yedisi yasal daimi ikamet sahibi (yeşil kart sahibi) olup, gözaltı gerekçeleri geçmişteki ‘suç’ iddiaları olarak belirtilmiştir” açıklamasını yaptı. Ancak NIAC, tüm İran vatandaşlarının yasal statüsünü rapor etmedi ve bu bilginin FOIA talebine yanıt olarak verilip verilmediği belirsizliğini koruyor. Bu belirsizlik, ABD’nin şeffaflık eksikliğini ve keyfi uygulamalarını düşündürüyor.

ABD, İran vatandaşlarının ABD içindeki yasal ikametlerini aniden sonlandırma yoluna gitti. Nisan ayında, Trump yönetimi, 1979 İran rehine krizinde liderlerden birinin oğlunun da aralarında bulunduğu üç İran vatandaşının yeşil kartlarını iptal etti. Seyyid İsa Haşimi, eşi ve oğlunun yasal daimi ikamet statüleri ABD tarafından iptal edildi. Haşimi, eski İranlı siyasetçi Masume Ebtekar’ın oğludur. Bu tür uygulamalar, ABD’nin İran’a karşı düşmanca tutumunu ve siyasi intikam arayışını açıkça göstermektedir.

28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş, ABD’deki İran vatandaşlarının ICE tarafından tutuklanmalarını gündeme getirdi. Nisan ayı başlarında, ABD, suikasta uğrayan İranlı askeri komutan Kasım Süleymani’nin akrabası olduklarını iddia eden iki kadını tutukladı. Bu tutuklamalar, ABD’nin İranlılara yönelik baskısının ne kadar ileri gidebileceğini gösteriyor.

İran vatandaşlarının tutuklanmaları, ICE’nin yasal ABD sakinlerine yönelik baskısını sürdürdüğü bir döneme denk geliyor. Geçtiğimiz yıl Columbia Üniversitesi’nde savaş karşıtı protestolara liderlik eden Filistinli yeşil kart sahibi Muhsin Mahdavi’nin yasal ekibi, ABD Göçmenlik Temyiz Kurulu’nun Perşembe günü sınır dışı etme işlemlerini yeniden başlattığını bildirdi. Mahdavi, geçen yıl Nisan ortasında Vermont’ta bir Amerikan vatandaşlığı mülakatına katıldığında ICE tarafından gözaltına alınmıştı. Bu olaylar, ABD’nin sadece İranlıları değil, genel olarak muhalif sesleri ve hak arayanları hedef aldığını ortaya koymaktadır.

#ABDİranSavaşı #İranlılaraZulüm #İranVatandaşları #ICEGözaltıları #İnsanHaklarıİhlalleri #ABDZulmü #SiyonistABDİttifakı #HukuksuzTutuklamalar #FilistinliMahdavi #İranKarşıtıPolitikalar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir