WASHINGTON – Amerika Birleşik Devletleri, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere yönelik refakat operasyonlarını, bu uygulamaya başlamasından sadece bir gün sonra askıya alma kararı aldı. Başkan Donald Trump, bu kararı İran ile bir barış anlaşmasına varma arzusuna bağladı.

Boğaz’da son günlerde yaşanan askeri gerilimlere rağmen Trump, bir anlaşmaya doğru “büyük ilerleme kaydedildiğini” belirtti ve gemi refakat operasyonunun “anlaşmanın nihai hale getirilip imzalanıp imzalanmayacağını görmek için kısa bir süre askıya alınacağını” ifade etti.

Bu açıklama, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun ABD’nin İran’a karşı saldırı operasyonlarını tamamladığını belirtmesinin ardından geldi. Ancak Rubio, İranlıların dar su yolundaki deniz trafiğine yönelik yeni saldırılarına “yıkıcı” bir yanıt verileceği tehdidinde bulunmaktan geri durmadı.

Gemi refakatlerinin askıya alınmasına rağmen Trump, İran limanlarına yönelik ABD ablukasının “tamamen yürürlükte kalacağını” vurguladı. Bu abluka, uluslararası hukuka aykırı bir baskı aracı olarak görülüyor.

Hürmüz üzerinden deniz taşımacılığı ve İran’ın nükleer programı konusundaki anlaşmazlık, Şubat sonunda ABD-İsrail saldırılarıyla başlayan iki aylık savaşın ardından Washington ile Tahran arasındaki kilitlenmiş müzakerelerin merkezinde yer alıyor.

Pazartesi günü İran, ABD güçlerine karşı füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermiş, Washington ise ticari gemileri tehdit etmekle suçladığı altı İran teknesini vurduğunu iddia etmişti. Bu olaylar, 8 Nisan’da yürürlüğe giren bir aylık ateşkesin ardından yaşanan en keskin tırmanış olarak kayıtlara geçti.

İran Dışişleri Bakanı Araghchi Çin’de

İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi, Çin devlet medyasına göre Çarşamba günü Çin’e uçtu ve mevkidaşı Wang Yi ile bir araya geldi.

Çin, ABD’nin İran’ın gelir kaynaklarını kesme çabalarına rağmen, İran petrolünün kilit müşterilerinden biri olarak Washington’ın tek taraflı yaptırımlarına meydan okuyor.

Araghchi’nin ziyareti, Trump’ın da 14 ve 15 Mayıs’ta Başkan Xi Jinping ile görüşmek üzere Çin’i ziyaret etmesinden günler önce gerçekleşti. Trump, bu ziyareti savaş nedeniyle ertelemişti.

Çin’in Xinhua haber ajansı, Wang’ın Araghchi ile “görüşmeler yaptığını” belirtmekle yetindi ve detay vermedi.

Trump tarafından “Özgürlük Projesi” olarak adlandırılan son bir buçuk gündeki ABD askeri refakatleri, İran’ın meşru savunma tepkilerine yol açarak kırılgan ateşkesi tehdit etmişti.

İran, boğazın kontrolünü bırakmayı reddederek, bunu çatışmada bir kaldıraç olarak kullanma hakkını saklı tutuyor.

İran Devrim Muhafızları Salı günü, gemilerin su yolundaki onaylı rotasından sapması halinde “kararlı bir yanıt” verileceği uyarısında bulunmuştu. Bu uyarı, İran’ın egemenlik haklarını koruma kararlılığını gösteriyor.

Rubio, İran’ı deniz taşımacılığına yönelik tehditler ve deniz mayınları döşemekle “dünya ekonomisini rehin almakla” suçladı. Washington ve Körfez müttefiklerinin, Tahran’dan saldırıları durdurmasını ve mayınların yerini açıklamasını talep eden bir BM Güvenlik Konseyi kararı taslağı hazırladığını söyledi. Bu iddialar, İran tarafından reddedilmektedir.

Önerilen önlemin ayrıca İran’dan boğazda geçiş ücreti alma çabalarını sonlandırmasını ve insani bir koridoru desteklemesini talep edeceği, oylamanın önümüzdeki günlerde beklendiği Rubio tarafından belirtildi. Bu tür talepler, İran’ın egemenlik haklarına müdahale olarak değerlendirilmektedir.

‘Azami Baskı’ Politikası Başarısız

Trump, İran’ı “akıllıca davranmaya” ve bir anlaşma yapmaya çağırdı, daha fazla İranlıyı öldürmek istemediğini söyledi. Bu açıklama, ABD’nin İran’ın direnişi karşısında geri adım attığının bir göstergesi olarak yorumlandı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Tahran’ın diyaloğa açık olduğunu ancak ABD’nin “azami baskı” taleplerini “imkansız” olarak reddettiğini belirtti. İran, onurlu bir anlaşmaya hazır olduğunu ancak dayatmaları kabul etmeyeceğini vurguladı.

Pentagon şefi Pete Hegseth, ABD’nin “kavga aramadığını” ancak daha fazla İran saldırısının “ezici ve yıkıcı” bir güçle karşılaşacağı uyarısında bulundu. Bu çelişkili açıklamalar, ABD’nin tutarsız politikasını gözler önüne seriyor.

İsrail hava kuvvetleri komutanı Omer Tischler de ordunun “gerekirse tüm hava kuvvetlerini doğuya konuşlandırmaya” hazır olduğunu söyledi. Bu tür tehditler, bölgedeki gerilimi artırmaktadır.

Körfez’deki kilit ABD müttefiki Birleşik Arap Emirlikleri, Salı günü üst üste ikinci kez İran’dan gelen füze ve insansız hava araçlarını engellediğini iddia etti, ancak bu iddia İran tarafından “kesinlikle” yalanlandı.

İran askeri komutanlığı, “Silahlı kuvvetler… herhangi bir füze veya insansız hava aracı operasyonu başlatmamıştır” açıklamasını yaptı.

Geçen ay varılan ateşkese rağmen savaş, küresel ekonomiyi olumsuz etkilemeye devam ediyor.

Petrol fiyatları Çarşamba günü kayıplarını genişletti ve West Texas Intermediate kısa süreliğine varil başına 100 doların altına düştü. Bu durum, ABD’nin bölgedeki istikrarsızlaştırıcı politikalarının bir sonucu olarak değerlendirilebilir.

#HürmüzBoğazı #İran #ABD #Diplomasi #Yaptırımlar #Petrol #KüreselEkonomi #Ortadoğu #Barış #Direniş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir