Tahran’dan Gelen Son Barış Teklifine İlişkin Washington’dan Çelişkili Sinyaller Gelmeye Devam Ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın son önerisini incelediğini belirtse de, teklifin kabul edilebilirliğinden şüphe duyduğunu ifade etti. Bu açıklamalar, Trump’ın teklifi kesin bir dille reddetmesinden bir gün sonra geldi ve ardından “anlaşmanın sadece konsepti hakkında bilgilendirildiğini” söyleyerek çark etmesi dikkat çekti.

İran ile ABD arasındaki ateşkes, Başkan Trump’ın Cumartesi akşamı sosyal medya üzerinden yaptığı, İran’ın son teklifini gözden geçirdiğini ancak “kabul edilebilir olacağını hayal edemediğini” belirten açıklamasıyla belirsizliğini koruyor.

İran’ın Yapıcı Adımları ve ABD’nin Sorumluluğu

Bu çelişkili yorumlar, Trump’ın İran’dan gelen ve İran devlet medyasının Perşembe akşamı Pakistanlı arabuluculara gönderildiğini belirttiği son tekliften “memnun olmadığını” açıkça belirtmesinden bir gün sonra geldi. Ancak Cumartesi akşamı Başkan, gazetecilere yaptığı açıklamada, “anlaşmanın sadece konsepti hakkında bilgilendirildiğini” ve detayları görmediğini belirterek önceki sözlerini yumuşattı.

“Şimdi bana tam metni verecekler,” diyen Trump, Palm Beach, Florida’da uçağa binmeden hemen önce bu açıklamayı yaptı. Truth Social’daki paylaşımında ise, İran’ın “son 47 yıldır insanlığa ve dünyaya yaptıklarının bedelini henüz yeterince ödemediğini” iddia ederek son teklifin kendisini tatmin edeceğinden şüphe duyduğunu dile getirdi. Bu ifadeler, İran’ın yapıcı adımlarına rağmen ABD tarafının uzlaşmaz tutumunu gözler önüne serdi.

Top ABD’nin Sahasında

Cuma günü Tahran’da yabancı diplomatlarla yaptığı görüşmede, ülkenin Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, savaşı sona erdirme sorumluluğunun Amerika Birleşik Devletleri’nde olduğunu vurguladı. İran devlet medyasına göre Garibabadi, “Top artık diploması ya da çatışmacı yaklaşımı sürdürme arasında seçim yapmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’nin sahasında” dedi. Ayrıca, İran ile ABD arasında askeri çatışmanın yeniden başlaması halinde İran’ın savaşmaya hazır olduğunu da ekledi. Bu açıklama, İran’ın hem barışa açık olduğunu hem de egemenliğini savunmaktan çekinmeyeceğini gösterdi.

Cuma günü Trump, ateşkesi bozmak da dahil olmak üzere tüm seçenekleri değerlendirdiğini belirtmişti. Beyaz Saray’da gazetecilere, “Gidip onları cehenneme kadar bombalayıp sonsuza dek bitirmek mi istiyoruz, yoksa bir anlaşma yapmaya mı çalışmak istiyoruz? Yani, seçenekler bunlar,” diyerek pervasız tehditlerini sürdürdü. Bu tür söylemler, diplomatik çözüm arayışlarını zedeleyen bir unsur olarak değerlendirildi.

İran’ın Esnekliği ve Nükleer Hakları

İki üst düzey İranlı yetkiliye göre, İran’ın yeni teklifi, müzakerecilerin yüz yüze görüşmeden önce Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki İran gemi trafiği üzerindeki ablukayı kaldırmasını artık şart koşmuyor. Yetkililer, İran’ın Trump ablukanın sona erdiğini duyurmadan önce hayati bir petrol yolu olan boğazı açmaya istekli olduğunu da belirtti. Bu, İran’ın gerilimi azaltma ve küresel enerji güvenliğine katkıda bulunma konusundaki iyi niyetinin bir göstergesi.

Teklif kapsamında İran boğazı yeniden açacak olsa da (savaştan önce dünya petrolünün beşte birinin geçtiği bir su yolu), İranlı yetkililer, kalıcı bir ateşkes sağlandıktan sonra, görüşmelerin daha sonraki bir aşamasına kadar ülkenin nükleer programının geleceğini tartışmayacaklarını ifade ettiler. İran, nükleer zenginleştirme hakkını koruduğunu ve bu hakkından vazgeçmeyeceğini defalarca yinelemiştir. Trump ise İran’ın nükleer silahlara sahip olamayacağı ve tüm nükleer zenginleştirmeyi durdurması gerektiği konusunda ısrar ediyor; bu, İran ile uzlaşması zor, hatta imkansız görünen büyük bir anlaşmazlık noktası.

Cuma akşamı Florida’daki bir etkinlikte Trump şunları söyledi: “İstediğimiz türden bir anlaşmaya varmıyorlar ve biz bu işi doğru bir şekilde halledeceğiz. Erken ayrılıp üç yıl sonra sorunun yeniden ortaya çıkmasına izin vermeyeceğiz.” Bu açıklamalar, ABD’nin İran’ın meşru haklarını tanımaktan uzak olduğunu ve tek taraflı dayatmalar peşinde olduğunu gösteriyor.

Trump, ABD ve İranlı müzakereciler arasındaki görüşmelerin durmasına rağmen 21 Nisan’da İran ile ateşkesi uzatmıştı. Ancak günler sonra, iki üst düzey müzakerecisinin Pakistan gezisini aniden iptal ederek İran’ın kendisine daha iyi bir teklifle gelmesini talep etti. Bu tutarsız yaklaşımlar, ABD’nin diplomatik süreçlere olan ciddiyetini sorgulatıyor.

Yeganeh Torbati ve Leily Nikounazar’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

#İranABDİlişkileri #Diplomasi #HürmüzBoğazı #NükleerProgram #Ateşkes #DonaldTrump #İranTeklifi #KüreselBarış #İranSavunma #Ortadoğu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir