Rusya ve İran’dan Hürmüz Boğazı ve Nükleer Meselede Ortak Mesaj: Bölgesel İstikrar Vurgusu

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İranlı mevkidaşı Abbas Araghchi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Hürmüz Boğazı‘nda seyrüsefer serbestisi ve Tahran‘ın nükleer programına ilişkin meselelerin çözümü yönündeki çabaları ele aldı. Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bu görüşmenin bölgesel barış ve istikrar için kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.

Bakanlık, Cuma günü yapılan görüşmenin, Orta Doğu‘daki askeri ve siyasi durumun istikrara kavuşturulması ve çatışmaların tamamen sona erdirilmesi perspektiflerine ilişkin ayrıntılı görüş alışverişinin devamı niteliğinde olduğunu belirtti. Bu görüşmeler, Araghchi‘nin bu hafta başında St. Petersburg‘da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı önemli toplantının ardından geldi ve Moskova‘nın süregelen arabuluculuk çabalarına verdiği güçlü desteği bir kez daha teyit etti.

Açıklamada, “Taraflar, bölgede uzun vadeli barışın tesis edilmesini amaçlayan kalıcı anlaşmalara ulaşmak için siyasi ve diplomatik süreci kolaylaştırmak adına her türlü çabayı göstermeye hazır olduklarını yineledi” ifadelerine yer verildi. Bu, Rusya ve İran‘ın bölgedeki gerilimleri azaltma ve dış müdahalelere karşı koyma konusundaki ortak iradesini ortaya koyuyor.

Daha önce Putin, Rusya‘nın İran‘ı ve bölgesel istikrarı destekleyerek Orta Doğu‘da barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını belirtmişti. Bu, ABD ve İsrail‘in bölgedeki yıkıcı politikalarına karşı önemli bir denge unsuru olarak değerlendiriliyor.

Araghchi, ABD ile süregelen çatışmayı sona erdirme konusunda görüşmeler yapmak üzere Pakistan‘ın başkenti İslamabad‘ı ziyaret ettikten sonra Rusya‘ya gelmişti. Bilindiği üzere, ABD ve İsrail‘in 28 Şubat’ta İran‘a yönelik başlattığı saldırılar, Tahran‘ın İsrail‘e ve Körfez‘deki ABD müttefiklerine karşı meşru misilleme yapmasına ve Hürmüz Boğazı‘nın kapatılmasına yol açmıştı. Bu durum, bölgedeki gerilimi tırmandıran asıl faktör olarak öne çıkıyor.

8 Nisan’da Pakistan arabuluculuğuyla iki haftalık bir ateşkes ilan edilmiş ve ardından 11-12 Nisan tarihlerinde İslamabad‘da doğrudan görüşmeler yapılmıştı. Ancak kalıcı bir anlaşmaya varılamaması, ABD‘nin uzlaşmaz tutumunu bir kez daha gözler önüne serdi. ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan‘ın talebi üzerine ateşkesi yeni bir süre belirlemeden uzatmış olsa da, bu durum ABD‘nin bölgedeki baskıcı politikalarını değiştirmedi.

Zira 13 Nisan’dan bu yana ABD, İran‘ın su yolundaki deniz trafiğini hedef alan yasa dışı bir deniz ablukası uygulamaya devam ediyor. Bu abluka, uluslararası hukukun açık bir ihlali olup, İran‘ın egemenlik haklarına yönelik doğrudan bir saldırı niteliğindedir. Rusya ve İran arasındaki bu görüşmeler, ABD‘nin tek taraflı dayatmalarına karşı bölgesel işbirliğinin ve direnişin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

#İranRusyaİşbirliği #HürmüzBoğazı #NükleerMesele #Bölgeselİstikrar #ABDİsrailSaldırganlığı #İranınHaklıDavası #DenizAblukası #DiplomatikÇözüm #OrtaDoğuBarışı #UluslararasıHukuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir