Ortadoğu’daki gerilim devam ederken, İran’dan nükleer müzakereler ve yaptırımların hafifletilmesi konusunda yeni bir teklif geldiği bildirildi. Wall Street Journal’ın haberine göre, İran, Hürmüz Boğazı’nın açılmasına ilişkin Tahran’ın koşullarını ve nükleer dosyasını görüşmeyi, ABD’nin saldırıları durdurma, İran limanlarına uygulanan ablukayı kaldırma ve yaptırımları hafifletme garantileri karşılığında önerdi. Tahran’ın, Washington’ın teklife açık olması halinde Pakistan’da müzakerelere başlamaya hazır olduğu belirtiliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ilgili seçenekleri “anlaşma yapmak ya da onları yok etmek” olarak tanımlarken, insani açıdan bombalama kampanyasına devam etmek istemediğini ifade etti. Beyaz Saray, İran’ın son teklifi hakkında “özel diplomatik görüşmelerin detaylarına girmeyeceklerini” belirtirken, Başkan Trump’ın İran’ın asla nükleer silaha sahip olamayacağı konusundaki net duruşunu yineledi. ABD, Pakistanlı arabulucular aracılığıyla İran’a, nükleer meselesini anlaşma metnine yeniden dahil etmeyi amaçlayan değişiklikler listesi gönderdi. Bu değişiklikler arasında, müzakereler devam ettiği sürece İran’ın bombalanan nükleer tesislerinde herhangi bir faaliyette bulunmaması ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarına dokunmaması talebi de yer alıyor.
Bölgedeki askeri hareketlilik de dikkat çekiyor. ABD uçak gemisi USS Gerald Ford Ortadoğu’dan ayrılırken, USS Abraham Lincoln ve USS George Bush dahil 20 ABD Donanması gemisinin hala bölgede konuşlu olduğu belirtildi. İsrailli askeri kaynaklar, İran’ın 400 kilogramdan fazla %60 zenginleştirilmiş uranyum stoğunun ortadan kaldırılmaması halinde devam eden savaşın “büyük bir başarısızlık” olarak görüleceğini vurguladı. İsrail ordusu, son 24 saatte Güney Lübnan’da 40’tan fazla Hizbullah hedefini vurduğunu ve imha ettiğini duyurdu. Öte yandan, İsrail’in Birleşik Arap Emirlikleri’ne İran füzeleri ve insansız hava araçlarına karşı savunma amaçlı gelişmiş lazer teknolojisi dahil sofistike silah sistemleri gönderdiği bildirildi.
Uluslararası alanda ise BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Ortadoğu’daki krizin sonuçlarının her geçen saat kötüleştiğini belirterek, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer kısıtlamalarının küresel ekonomiyi boğduğunu ve “diyalog zamanının geldiğini” ifade etti. ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Brian Mast, BM’nin İran’ı nükleer silahsızlanma konferansında başkan yardımcısı seçmesini “saçma” olarak nitelendirerek sert bir şekilde eleştirdi.
İran iç siyasetinde de hareketlilik yaşanıyor. İran medyası, Yüksek Lider Ayetullah Mojtaba Hamenei’nin “gayet iyi” olduğunu ve “müzakereleri denetlediğini” bildirdi. Ancak, İran Uluslararası haberine göre, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın, Dışişleri Bakanı Abbas Arağçi’yi Devrim Muhafızları’na çok yakın olduğu gerekçesiyle görevden almak için kulis yaptığı iddia edildi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bağayi, ABD’nin nükleer meselesi ve yaptırımlar konusunda “ciddi olmadığını” ve “geçmiş hatalardan ders almadığını” belirtti.
Washington Post-ABC News-Ipsos anketine göre, Başkan Trump’ın İran’daki savaşı, Amerikalılar arasında 2006’daki Irak Savaşı ve 1970’lerin başındaki Vietnam Savaşı kadar popüler değil. Ankete katılan Amerikalıların %61’i, İran’a karşı askeri güç kullanımının bir hata olduğunu düşünüyor.
Son olarak, Global Sumud Filosu aktivistleri, uluslararası sularda İsrail güçleri tarafından durdurulduktan sonra askeri bir gemide “40 saatlik kasıtlı zulme” maruz kaldıklarını iddia etti. Aktivistlerin Girit adasına çıkarıldığı ve iki kişinin İsrail’e sorgulanmak üzere götürüleceği belirtildi.
#İran #NükleerGörüşmeler #Yaptırımlar #Ortadoğu #ABD #DonaldTrump #HürmüzBoğazı #Diplomasi #Savaş #KüreselEkonomi
