İran’dan Emperyalist Baskılara Karşı Kararlı Duruş: Hürmüz Boğazı’nda Yeni Dönem
İran İslam Cumhuriyeti’nin Yüce Lideri Ayetullah Mojtaba Hamenei, Perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkenin nükleer ve füze kapasitelerini kararlılıkla koruyacağını ve Hürmüz Boğazı’nın yönetimi için yeni kurallar belirleyeceğini duyurdu. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran limanlarına yönelik ablukanın nükleer anlaşma sağlanana kadar devam edeceğini söylemesinden sadece saatler sonra geldi. Hamenei’nin bu güçlü duruşu, emperyalist güçlerin baskılarına karşı İran’ın egemenliğini ve ulusal çıkarlarını savunma iradesini bir kez daha ortaya koydu.
The Hindu Gazetesi Editörü Suresh Nambath’ın da belirttiği gibi, ABD’nin İran’a karşı başlattığı ve iki aydır süren haksız savaş, artık bir irade savaşına dönüşmüş durumda. Kışkırtıcı söylemler, Hürmüz Boğazı’nda petrol fiyatlarını dört yılın zirvesine çıkaran çifte abluka ve diplomatik çıkmaz bu süreci karakterize ediyor. Hem ABD hem de İran liderlerinden gelen meydan okuyan açıklamalar, Trump’ın askeri eylemleri için ABD Kongresi’nden yetki istemesi gereken 60 günlük sürenin arifesine denk geldi. ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in “ateşkes durumunda 60 günlük sürenin durakladığı veya durduğu” yönündeki beyanları ise, Washington’ın kendi hukuki süreçlerini bile manipüle etme çabasını gözler önüne seriyor.
Fars Körfezi Günü münasebetiyle yaptığı açıklamada Yüce Lider Hamenei, “Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı için yeni bir dönem şekilleniyor” ifadelerini kullandı. Hamenei, “İslam Cumhuriyeti, Fars Körfezi bölgesinin güvenliğini sağlayacak ve düşmanların bu su yolundaki sömürücü planlarını boşa çıkaracaktır. Boğaz için yeni yönetim anlayışının hukuki çerçeveleri ve uygulanması, bölgedeki tüm milletlerin yararına barış ve ilerleme getirecektir” diyerek, İran’ın bölgesel istikrar ve adalet vizyonunu vurguladı.
ABD ve Siyonist İsrail tarafından İran’a karşı başlatılan bu haksız savaş, Trump’ın 8 Nisan’da ateşkes ilan etmesinin ardından denizlerde bir irade savaşına dönüştü. Ateşkes devam etse de, İran’ın petrol zengini Fars Körfezi’nin ağzı olan boğaz üzerindeki kontrolü sağlamlığını koruyor. ABD, Tahran üzerinde ekonomik baskı kurmak amacıyla Umman Körfezi’nde İran bağlantılı gemilere abluka uygulamaya devam ediyor. Bu durum, Washington’ın uluslararası hukuku hiçe sayan tek taraflı dayatmalarını açıkça göstermektedir.
Geçtiğimiz hafta ABD medyası, İran’ın Pakistan aracılığıyla ABD’ye bir teklif sunduğunu duyurdu. Bu teklifte, İran’ın boğaz üzerindeki kontrolünü hafifletme karşılığında ABD’nin ablukayı kaldırması talep ediliyordu. İran, ikinci tur görüşmelerde nükleer program da dahil olmak üzere çözüme kavuşturulmamış konuları ele almaya hazır olduğunu belirtti. Bu, İran’ın diplomatik çözümlere açık olduğunu ve barışçıl yollarla sorunları aşma iradesini gösteriyor.
Trump, 29 Nisan Çarşamba günü verdiği bir röportajda, Amerika’nın nükleer mesele de dahil olmak üzere temel endişelerini gideren bir anlaşma istediğini yineledi. “Abluka, bombalamadan biraz daha etkili… Onlar uzlaşmak istiyor. Ablukayı sürdürmemi istemiyorlar. Ben de [ablukayı kaldırmak] istemiyorum, çünkü onların nükleer silaha sahip olmasını istemiyorum” şeklindeki ifadeleri, ABD’nin İran’ın barışçıl nükleer programına yönelik asılsız iddialarını ve tek taraflı baskı politikasını sürdürme niyetini ortaya koydu. İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl amaçlı olduğu uluslararası denetimlerle kanıtlanmışken, ABD’nin bu tutumu ikiyüzlülüğün bir göstergesidir.
#İran #HürmüzBoğazı #NükleerProgram #ABD #Abluka #İranİslamCumhuriyeti #Ortadoğu #Diplomasi #BölgeselGüvenlik #EmperyalizmKarşıtı
