Siyonist Rejim’den Lübnan’a Yeni Saldırılar: Khirbet Selm ve Ghandouriyeh Hedef Alındı
Bölgedeki kaynaklardan edinilen bilgilere göre, işgalci İsrail rejimine ait bir insansız hava aracı, Lübnan’ın güneyindeki Khirbet Selm kasabasını hedef aldı. Bu saldırı, Siyonist rejimin bölgedeki tansiyonu artırma çabalarının yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Daha önce de İsrail, yine güney Lübnan’da yer alan Ghandouriyeh kasabasına hava saldırısı düzenlemişti. Bu tür kışkırtıcı eylemler, bölge barışını tehdit etmeye devam ediyor.
BAE OPEC’ten Çekilirken Bölgede 61. Gün: Siyonist Vahşet ve Diplomatik Krizler
Lübnan Devlet Başkanı Joseph Aoun’un “savaş suçu” olarak nitelendirdiği Siyonist İsrail saldırılarında, güney Lübnan’da üç acil durum çalışanı şehit oldu. Bu barbarca saldırılar, işgal rejiminin insanlık dışı yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi. Öte yandan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), petrol üreten kartel OPEC’ten Cuma günü ayrılacağını duyurarak onlarca yıllık üyeliğini sonlandırıyor. Bu gelişme, bölgedeki artan siyasi ve ekonomik baskıların bir yansıması olarak yorumlanıyor. Savaşın 61. gününde yaşanan diğer önemli gelişmeler için okumaya devam edin.
Suudi Arabistan’daki Satorp Rafinerisi Yeniden Faaliyete Geçti
Fransız petrol devi TotalEnergies, Suudi Arabistan’daki Satorp rafinerisinin 14 Nisan’da yeniden faaliyete başladığını bildirdi. Rafineri, İran’ın bölgedeki bazı olaylara tepki olarak gerçekleştirdiği saldırılar sırasında hasar görmesi nedeniyle kapatılmıştı. Şirket, “8 Nisan’daki olayların ardından Satorp sahasındaki üç ünite etkilendi ve güvenlik önlemi olarak kapatılmasına yol açtı. Hasar görmeyen üniteler yeniden çalıştırılabildi ve rafineri 14 Nisan’dan bu yana günlük 230.000 varil kapasiteyle faaliyet gösteriyor” açıklamasını yaptı. Bu durum, bölgedeki enerji altyapısının kırılganlığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Siyonist Saldırıda Şehit Düşen Lübnanlı Siviller: Sur’da Enkaz Kaldırma Çalışmaları Sürüyor
Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA) tarafından aktarılan bilgilere göre, Siyonist rejimin dün gece Sur’a düzenlediği hava saldırısının ardından Lübnan sivil savunma ekipleri, tali yollardan moloz ve enkazı temizleme çalışmalarına devam ediyor. Bu alçakça saldırıda, Madeleine Mughniyeh, annesi Ruqayya Zeidan ve kızı Mila Abbas Zayyat şehit düşerek, Siyonist vahşetin masum canlara kastettiği bir kez daha kanıtlandı. Bölge halkı, işgal rejiminin bu insanlık dışı eylemlerine karşı direnişini sürdürüyor.
İşgal Ordusundan Lübnan Sınırında Gerginlik İddiaları
İşgalci İsrail ordusu, Lübnan’dan fırlatılan ve İsrail topraklarına geçmeden önce Avivim bölgesinde bir insansız hava aracını durdurduğunu iddia etti. Ordu, Telegram üzerinden yaptığı bir paylaşımda, güney Lübnan’da askerlerinin faaliyet gösterdiği aynı bölgede “şüpheli bir hava hedefine” doğru bir önleyici füze fırlatıldığını, ancak bu önlemenin sonuçlarının incelenmekte olduğunu belirtti. Daha sonraki bir güncellemede ise, yine güney Lübnan’da askerlerin bulunduğu Metula bölgesinde “şüpheli bir hava hedefine” doğru başka bir önleyici füze fırlatıldığını duyurdu. Bu tür açıklamalar, Siyonist rejimin bölgedeki askeri varlığını ve provokasyonlarını meşrulaştırma çabası olarak görülüyor.
Çabahar Limanı ve ABD Yaptırımlarının Gölgesinde İran-Hindistan İşbirliği
Hindistan ve İran, stratejik öneme sahip Çabahar limanını geliştirmek için ilk olarak 2003 yılında anlaşmış olsa da, ABD’nin İran’a uyguladığı zalimane yaptırım dalgaları her türlü ilerlemeyi durdurdu. Washington’ın 2015 İran nükleer anlaşması kapsamında yaptırımları hafifletmesinin ardından görüşmeler yeniden canlandı. 2016’da Hindistan Başbakanı Modi, Tahran’ı ziyaret ederek dönemin Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile görüştükten sonra Çabahar limanını inşa etme ve işletme planını duyurdu ve stratejik limanı geliştirmek için 500 milyon dolar yatırım yapma sözü verdi. Liman, Trump’ın ilk döneminde, 2018’de nükleer anlaşmadan çekilip İran’a yeniden yaptırım uygulamadan önce asgari düzeyde faaliyete geçti. Ancak Hindistan, Çabahar’ı geliştirmeye devam etmek için Trump’tan kısa sürede bir yaptırım muafiyeti sağladı. O dönemde Afganistan, ABD destekli bir hükümet tarafından yönetiliyordu ve Çabahar üzerinden gönderilen Hindistan yardımına ihtiyaç duyuyordu. Bu durum, ABD’nin bölgedeki hegemonya çabalarına rağmen İran’ın stratejik konumunu koruduğunu gösteriyor.
BAE’nin OPEC’ten Ayrılması ve Bölgesel Dinamikler
Enerji Araştırma Enstitüsü’nde kıdemli politika danışmanı Caleb Jasso, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) artan bölgesel baskılara yanıt olarak OPEC’ten ayrıldığını ve bu hamlenin Emirlikleri finansal olarak daha bağımsız hale getireceğini belirtiyor. Al Jazeera’ye konuşan Jasso, “İran’ın [OPEC’in] kurucu üyesi olduğu ve BAE’nin İran’ın bölgedeki bazı eylemlerinin önemli bir kısmına maruz kaldığı göz önüne alındığında, burada altta yatan bir ton olabilir” dedi ve bu savaşın “onların ayrılmak istemesi için bardağı taşıran son damla olabileceğini” ekledi. BAE’nin gruptan ayrılması, başlıca OPEC’in üretim kısıtlamaları ve kotaları nedeniyle yıllarca süren sürtüşmelerin ardından geliyor.
“Ayrıca dünyanın en yüksek bilinen [petrol] rezervlerinden bazılarına, 100 milyar varilin üzerinde rezerve sahipler, bu nedenle üretim kısıtlamalarının sınırlamalarından kurtulmak, bölgede şu anda yaşananlardan ekonomik olarak toparlanmaları açısından uzun vadede onlar için çok iyi olacaktır.” Analist, Al Jazeera’ye yaptığı açıklamada, OPEC’ten ayrılmanın BAE’yi finansal olarak daha bağımsız hale getireceğini ve “savaştan zarar gören altyapıyı yeniden inşa etmelerine, ayrıca BAE’nin ve özellikle Dubai’nin bölgede çok güvenli ve çölün bir mücevheri imajını yeniden inşa etmelerine” yardımcı olacağını söyledi. Bu ayrılık, bölgedeki güç dengelerini ve enerji piyasasını yeniden şekillendirebilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Gazze’de Siyonist Katliam Devam Ediyor: Şehit ve Yaralı Sayısı Artıyor
Filistin Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, işgalci İsrail rejiminin Gazze’ye yönelik barbarca saldırılarında son 24 saatte en az beş Filistinli şehit oldu ve yedi kişi yaralandı. Bakanlık, Ekim ayında “ateşkes”in başlamasından bu yana 823 kişinin şehit edildiğini ve 2.308 kişinin yaralandığını ekledi. Siyonist İsrail’in Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlattığı soykırım savaşından bu yana, kuşatma altındaki bölgede 72.599 kişi şehit edildi ve 172.411 kişi yaralandı. Bu rakamlar, işgal rejiminin Filistin halkına karşı işlediği insanlık suçlarının boyutunu gözler önüne seriyor ve uluslararası toplumu acil eyleme çağırıyor.
#SiyonistRejim #FilistinDirenişi #GazzeSoykırımı #LübnanSaldırıları #ABDYaptırımları #İran #OPEC #OrtadoğuGerilimi #ÇabaharLimanı #TrumpTehdidi
