Güneydoğu Asya’nın Enerji ve Gübre Arayışı

Enerji ve gübre tedarikinde Orta Doğu’ya yoğun bir şekilde bağımlı olan Güneydoğu Asya ülkeleri, arzlarındaki büyük boşlukları doldurmak için çaresizce alternatifler arıyor. Bu durum, bölgeyi küresel jeopolitik dengelerin önemli bir parçası haline getiriyor.

Avrupa Birliği’nin Uyarıları ve Bölgenin Tepkisi

Avrupa Birliği, Güneydoğu Asya ülkelerini Rusya’dan petrol almamaları konusunda uyararak, Orta Doğu çatışmasının neden olduğu yaygın yakıt kıtlığıyla başa çıkmaya çalışırken Ukrayna savaşının devamına katkıda bulunacakları yönünde ikazlarda bulundu. AB’nin dış politika şefi Kaja Kallas, Brunei’de Güneydoğu Asya Ulusları Birliği (ASEAN) dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmenin ardından bölgeye “büyük resmi görme” çağrısı yaptı.

Ancak, enerji ve gübre için Orta Doğu’ya büyük ölçüde bağımlı olan bölge genelinde bu uyarılar pek karşılık bulmuyor gibi görünüyor. Zira birçok ülke Moskova ile anlaşmalar yapmak için sıraya girmiş durumda.

Rusya ile Artan İş Birlikleri

Geçtiğimiz hafta Endonezya, Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun Vladimir Putin ile Moskova’da görüşmesinin ardından 150 milyon varile kadar Rus ham petrolü ithal edeceğini duyurdu. ABD müttefiki Filipinler, Mart ayında beş yıl sonra ilk Rus ham petrol sevkiyatını aldı. Tayland’ın Rusya ile gübre alımı için müzakere ettiği bildirilirken, Vietnam ise savaştan önce Rusya ile bir nükleer santral inşa etme anlaşması imzalamıştı; bu anlaşma şimdi daha da aciliyet kazanmış durumda.

Rusya İçin Beklenmedik Kazançlar ve Artan Etki

Bu kriz, Rusya için adeta bir dönüm noktası oldu. Yükselen enerji fiyatları ve ülkelere yaptırım uygulanan Rus petrolünü deniz yoluyla satın alma izni, milyarlarca dolarlık karlar sağlayarak Batı’nın Rusya’yı uluslararası alanda izole etme çabalarının başarısız olduğunu gösterdi.

Bu yoğun anlaşmalar, Orta Doğu çatışmasının Rusya’ya Güneydoğu Asya’daki bağlarını derinleştirme fırsatı sunup sunmadığı sorusunu da beraberinde getiriyor. Cakarta’dan Hanoi’ye yapılan anketler, Rusya ve liderinin genel olarak olumlu görüldüğünü ortaya koyuyor. Rusya’nın 2022’deki Ukrayna işgalinin kamuoyu üzerindeki etkisi sınırlı kalmış gibi görünüyor. Economist tarafından 2024’te yayımlanan bir ankete göre, bölgedeki iki ülke olan Endonezya ve Vietnam’da katılımcıların %50’den fazlası Rusya’nın savaşı kazanmasını istiyor. 2025 Pew Araştırma Merkezi anketi ise Endonezyalıların %64’ünün Rusya’ya olumlu baktığını gösteriyor.

Putin’in İmajı ve Tarihsel Bağlar

Singapur ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü’nden Ian Storey, “Putin, Batı’ya karşı duran güçlü adam ve geleneksel değerlerin savunucusu olarak görülüyor. Bu maço imaj, bölgedeki birçok ülkede oldukça iyi karşılanıyor” diyor. Rusya’nın Vietnam ve Laos gibi komünist yönetimli ülkelerle köklü bağları bulunuyor. Storey’e göre, Filistin’e verdiği destek nedeniyle Müslüman dostu bir ülke olarak da algılanıyor; Çeçen savaşları ve Sovyetlerin Afganistan işgali ise büyük ölçüde unutulmuş durumda.

Etki Alanının Sınırları ve Nükleer Enerji Fırsatı

Ancak analistler, Rusya’nın ABD ve Çin’in sahip olduğu ekonomik ve askeri güce sahip olmaması nedeniyle bölgedeki etkisini genişletme yeteneğinin sınırlı olduğunu belirtiyor. Rusya’nın Çin’e artan bağımlılığı, Çin ile deniz anlaşmazlıkları olan bazı ülkelerin, özellikle askeri tedarik konusunda, duraksamasına neden olabilir.

ABD’nin Rus petrol sevkiyatlarına uygulanan yaptırımları geçici olarak durdurma kararı, küresel piyasada arzı artırma çabasıyla Mart ayında alındı. Bu muafiyet, Filipinler ve Hindistan gibi Asya ülkelerinin Washington üzerindeki baskısıyla Nisan ortasında 30 gün daha uzatıldı. ABD’nin bu muafiyeti tekrar uzatıp uzatmayacağı, birçok Asya ülkesinin Rus petrolü satın almaya devam etme iştahını etkileyebilir.

Nükleer enerji ise Rusya’nın ilerleme kaydedebileceği bir alan olarak öne çıkıyor. Küresel nükleer enerji endüstrisinde önemli bir oyuncu olan Rusya, Myanmar ve Vietnam ile nükleer enerji tedariki için şimdiden sözleşmeler imzaladı. Storey, “Bu kriz, ülkelerin diğer ülkelerle ilişkilerini yeniden değerlendirmelerine ve kalibre etmelerine neden oldu. Enerji egemenliği, çeşitlendirme ve yenilenebilir enerji gibi konulara bakacaklar” diyor.

Sembolik Önem ve Gelecek İlişkiler

Son enerji anlaşmaları her iki taraf için de sembolik bir önem taşıyor. Endonezya için bu tür anlaşmalar, tarafsızlık politikasının altını çiziyor. Avustralya Ulusal Üniversitesi stratejik ve savunma çalışmaları merkezinden Profesör Leszek Buszynski, “Endonezya, Moskova’dan statü onayı almak ve Batı dünyasına ile ABD’ye kendi emirlerini yerine getirmeyeceğini bildirmek istiyor” diyor. Rusya ise Endonezya’nın BM, G20 ve BRICS gibi uluslararası forumlardaki sesine değer veriyor; burada Ukrayna savaşının “Batı dünyasının sorunu” olduğu anlatısını desteklemiştir.

Rusya ile ASEAN arasında Haziran ayında Kazan’da, 35 yıllık ilişkileri kutlamak üzere ortak bir anma zirvesi düzenlenecek. Storey, bu zirvenin somut bir anlaşma olmasa bile, Rusya’nın yurt dışında hala dostları olduğunu kanıtlayacağını belirtiyor: “Bu, Putin için esasen büyük bir fotoğraf fırsatı.”

#GüneydoğuAsya #Rusya #EnerjiGüvenliği #YakıtKrizi #GübreTedariki #OrtaDoğuÇatışması #NükleerEnerji #Uluslararasıİlişkiler #Jeopolitik #ASEAN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir