Orta Doğu’daki savaşın Asya-Pasifik genelindeki savunmasız toplulukları etkilemeye devam etmesiyle birlikte, Avustralya federal hükümetine ergen kız çocuklarının refahı için yatırım yapması yönünde güçlü çağrılar yapılıyor. Uzmanlar, ergen kızların dünya nüfusunun yüzde dokuzunu oluşturmasına rağmen, küresel yardımların yüzde birinden daha azının onları desteklemeye ayrıldığını belirtiyor. Bu durum, geleceğin mimarı olacak bu genç neslin karşılaştığı zorlukların ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Okyanusya-Pasifik bölgesinde ilk kez düzenlenen küresel cinsiyet eşitliği konferansı “Women Deliver”, bu hafta Narrm’da (Melbourne) devam ediyor. Konferansın açılış töreninde önemli bir konuşmacı olan Avustralya’nın ilk kadın eski başbakanı Julia Gillard, kadın haklarındaki gerilemeye dikkat çekti. Gillard, bu gerilemenin gizlice yapılmadığını, aksine önemli küresel siyasi liderler tarafından açıkça ilan edildiğini vurguladı. Gillard, cinsiyet eşitliği aktivistlerini aynı kararlılıkla mücadele etmeye çağırırken, endişe duyulan alanlardan birinin de ergen kız çocuklarının refahı olduğunu belirtti.

Savaş Bölgelerindeki Kız Çocuklarının Durumu: Bir İnsanlık Dramı

Plan International Avustralya CEO’su Susanne Legena, savaşın etkilerini kadınların nasıl omuzladığını anlatırken çarpıcı gerçekleri dile getirdi: “Şu anda gezegende iki milyar insan çatışma bölgelerinde yaşıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana hiç bu kadar çok insan çatışma içinde olmamıştı. Ve bu çatışmalar kadınları ve kız çocuklarını orantısız bir şekilde etkiliyor. Bedenleri kelimenin tam anlamıyla tehlikede; ya ölümle, ya zararla ya da savaş taktiği olarak cinsel şiddetin bir savaş taktiği olarak kullanılmasıyla karşı karşıyalar.” Bu ifadeler, savaşın en masum kurbanları olan kadın ve kız çocuklarının yaşadığı derin trajediyi özetliyor.

Legena, Orta Doğu’daki savaşın ve Asya genelindeki yakıt kıtlığının Asya-Pasifik’teki kız çocukları üzerinde gıda güvensizliği ve ekonomik istikrarsızlık gibi büyük yankı uyandıran etkileri olduğunu belirtiyor. “Aileler geçim sıkıntısı yaşamaya başladıkça, kız çocuklarını okuldan almaya başlıyor, zor zamanlarda ailelerini desteklemenin bir yolu olarak çocuk evliliğini düşünüyorlar. Bu etkiyi ergen kız çocukları üzerinde hissetmeye başlıyoruz ve bunu küçük ama çok önemli şekillerde görmeye başlıyorsunuz; daha yüksek okul terk oranları, erken evlenme baskısı, cinsiyete dayalı şiddet raporlamalarında artış.” Bu sözler, krizlerin genç kızların hayatlarını nasıl derinden etkilediğini açıkça ortaya koyuyor.

Bölgedeki savunmasız topluluklarla 50 yılı aşkın süredir yakın bir şekilde çalışan Legena, ergen kız çocuklarının yardım ve hayırseverlik faaliyetlerinde büyük ölçüde görünmez kaldığını ifade ediyor. “Dünyadaki yardımların veya hayırseverlik paralarının yüzde birinden daha azı genç kızlara veya ergen kızlara akıyor; oysa onlar nüfusun yüzde dokuzunu oluşturuyorlar ve dünyanın liderlik edecek yarısını oluşturacaklar. 50 yıllık kanıtlardan biliyoruz ki, bir kıza yatırım yaptığınızda sadece onun hayatını değiştirmezsiniz; onu okulda tutabilirseniz, ne zaman ve kiminle evleneceğine kendisinin karar vermesine izin verebilirseniz, onu zarardan koruyabilirseniz, sadece kendini değil, ailesini, topluluğunu ve tüm toplumunu da yukarıya çeker.” Bu güçlü mesaj, kız çocuklarına yapılan yatırımın toplumsal kalkınma için ne kadar kritik olduğunu vurguluyor.

Küresel çapta her beş kız çocuğundan biri hala 18 yaşından önce evleniyor; bu da her üç saniyede bir kız çocuğunun evlendiği anlamına geliyor. Cinsiyete odaklı fonlar hala büyük ölçüde yetişkin kadınlara öncelik verirken, ergen kız çocuklarının en kritik gelişim yıllarındaki kendine özgü ve hayati ihtiyaçları karşılanmadan kalıyor. Bu durum, genç kızların potansiyellerini gerçekleştirmelerinin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor.

Bayan Legena, ergen kız çocuklarına yatırım yapmanın dönüştürücü bir gücü olduğuna inanıyor ve onları güçlü değişim aktörleri olarak tanımlıyor. Plan International, Avustralya hükümetini ve büyük bağışçıları harekete geçmeye ve yaklaşık 50 milyon dolar tutarında fon ve destek sağlamaya çağırıyor. Bu yatırımın, sadece kız çocuklarının değil, tüm toplumların geleceğini aydınlatacağı belirtiliyor.

Legena, Asya-Pasifik bölgesinde 240 milyon ergen kız çocuğu yaşadığını belirterek, Avustralya hükümetini ve diğer hayırseverleri bu grubu sadece savunmasız bir grup olarak değil, yatırım yapıldığında bölgemizdeki tüm toplulukları değiştirebilecek ve yükseltebilecek güce sahip bir grup olarak görmeye çağırıyor. Bu, sadece bir yardım çağrısı değil, aynı zamanda geleceğe yapılan stratejik bir yatırım davetidir.

Plan International Avustralya’nın Büyükelçisi Angelica Ojinnaka-Psillakis, aynı zamanda küresel sağlık ve sosyal araştırmacı, toplum savunucusu, konuşmacı ve gençlik aktivisti olarak biliniyor. Avustralya doğumlu olan Ojinnaka-Psillakis, ülkesinde büyüdü ve gençlerin sesi olmaya devam ediyor.

SBS’e konuşan Ojinnaka-Psillakis, düşük sosyo-ekonomik olarak kabul edilen bir bölgede yaşarken, kendi çevresindeki ergenlerin hayalleri ve yetenekleri olmasına rağmen ilerlemek için gerekli finansmandan yoksun olduklarını gördüğünü belirtti. “Küresel sağlık ve ergen sağlığı alanında bir araştırmacı olarak, çocukların ve ergenlerin sağlık ve refah durumunun sürekli kötüleştiğini görüyoruz. Ancak her şeyin karanlık olmasını istemiyorum; burada bunu etkili bir şekilde paketlemek, daha büyük bir finansal yatırımla bir araya gelmek ve geleceği ergenlerin de tasarladığı bir şekilde, hayırseverlik ve yardımla ilerlemek için büyük bir fırsat var.” Bu sözler, umutsuzluk yerine çözüm odaklı bir yaklaşımın önemini vurguluyor.

Ojinnaka-Psillakis’in araştırması, Avustralya genelindeki çocukların, ergenlerin ve gençlerin refahını inceliyor ve bu konudaki ilerlemeyi yıllık olarak takip ediyor. Hikayelerde çok fazla veri boşluğu olduğunu belirten Ojinnaka-Psillakis, yapılacak yatırımın toplumda bütünsel ve uzun vadeli bir etki yaratacağını ifade ediyor. Bu, sadece bugünü değil, yarınları da şekillendirecek bir vizyonun parçasıdır.

Ojinnaka-Psillakis, kendisinin ve akranlarının erişebilmeyi dilediği şeyleri düşündüğünü söylüyor. “Women Deliver’da bulunup, burada olan 14 yaşındaki ergen kız çocuklarıyla konuşurken, sahip olmak istedikleri hayatları anlatıyorlar. Ama karşılaştıkları engelleri de… Biliyorum ki, bu alanlara tam gaz yatırım yaparsak, Women Deliver’da ortaya koyacakları eylemlerin tam olarak hayata geçtiğini görebilecekler ve bence bu herkes için güzel bir şey. Bu, yaşamak istediğim bir dünya; ergen kız çocuklarının ergen erkek çocuklarıyla, ebeveynler ve ailelerle ve daha geniş topluluklarla birlikte geliştiğini görebileceğim bir dünya. Dolayısıyla burada büyük bir fırsat var.” Bu kapanış, umut dolu bir geleceğe dair güçlü bir çağrı niteliğinde.

#ErgenKızlar #KadınHakları #CinsiyetEşitliği #SavaşınEtkileri #YardımKampanyası #AvustralyaYatırım #AsyaPasifik #ÇocukEvlilikleri #EğitimeDestek #ToplumsalKalkınma

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir