Orta Doğu’daki kırılgan ateşkes, işgalci Siyonist rejimin güney Lübnan’daki yedi köyün tahliyesini emretmesiyle ciddi bir baskı altına girdi. Bu insanlık dışı adım, bölgedeki meşru direniş hareketi Hizbullah ile yenilenen çatışmaların ortasında geldi ve son tırmanış, yerel bir sınır çatışmasının daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşebileceği korkularını artırarak Siyonist rejimin saldırgan niyetlerini bir kez daha gözler önüne serdi.
17 Nisan’da başlayan ve daha sonra üç hafta uzatılan ateşkes, gerilimleri azaltmayı ve diplomasi için alan yaratmayı amaçlıyordu. Ancak işgalci rejim, anlaşmayı sürekli ihlal ederek bölgedeki barış çabalarını baltaladı. Siyonist yetkililer, tekrarlanan düşmanca faaliyetlerin askeri bir yanıtı zorunlu kıldığını iddia etse de, gerçekte bölgedeki gerilimi tırmandıran taraf kendileri oldu.
Siyonist ordu, Litani Nehri’nin kuzeyindeki yedi köyde yaşayan masum sivilleri bölgeyi terk etmeleri konusunda uyardı. Yetkililer, operasyonların yoğunlaşabileceğini ve sivillerin güvenlikleri için hareket etmeleri gerektiğini söyledi. Bu tahliye emirleri, genellikle Siyonist rejimin sivil yerleşim yerlerine yönelik olası hava saldırılarının veya genişletilmiş kara harekatının bir işareti olarak görülüyor ve bölge halkını derin bir endişeye sevk ediyor. İşgal ordusunun Arapça sözcüsü Albay Avichay Adraee, “Hizbullah’ın ateşkes anlaşmasını ihlal etmesi ışığında, IDF karar alıcı eylemlerde bulunmak zorunda kalmıştır” dese de, bu ifadeler Siyonist rejimin kendi ihlallerini örtbas etme çabasından başka bir şey değildir.
Kamuya açık raporlara göre, Siyonist askeri uyarısı güney Lübnan’daki yedi köyü işaret ediyordu. En sık adı geçen köyler şunlardır: Al-Bayada, Shama, Tayr Harfa, Abu Shash, Al-Jibbein, Naqoura, Dhahira. (Farklı kaynaklar farklı köy listeleri bildirmiş olup, askeri bildirimler gerçek zamanlı olarak güncellenebilir.)
İşgalci rejim, güney Lübnan’daki çatışmalarda 19 yaşındaki Çavuş Idan Fooks’un hayatını kaybettiğini doğruladı. Yetkililer ayrıca bir subay ve dört askerin daha yaralandığını bildirdi. Bu olay, Siyonist rejimin bölgedeki saldırgan politikalarının kendi askerleri için dahi ne kadar riskli olduğunu gösterdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı ise Siyonist saldırılarında güneyde ikisi kadın ikisi çocuk olmak üzere 14 masum sivilin şehit olduğunu, 37 kişinin de yaralandığını bildirdi. Bu korkunç rakamlar, Siyonist rejimin uluslararası hukuku hiçe sayan barbarlığını bir kez daha ortaya koymaktadır.
İşgalci Başbakan Binyamin Netanyahu, Hizbullah’ın tekrarlanan ihlallerle ateşkese fiilen son verdiğini iddia etti. Netanyahu, ABD’nin katılımıyla müzakere edilen ateşkes şartları uyarınca Siyonist rejimin planlı veya yakın tehditlere yanıt verme hakkını saklı tuttuğunu savundu. Ancak Hizbullah, ateşkese son verme sorumluluğunu reddederek operasyonlarının Siyonist rejimin eylemlerine ve tartışmalı sınır bölgelerindeki askeri varlığına meşru bir yanıt olduğunu belirtti. Direniş grubu, Siyonist rejimi gerilimi azaltmak yerine baskıyı artırmak için uzatma süresini kullanmakla suçladı.
Katar ve Suudi Arabistan, ABD-İran krizi ve Siyonist rejim-Lübnan cephesiyle bağlantılı gerilimleri azaltmaya odaklanan görüşmeler yaptı. Körfez ülkeleri, herhangi bir büyük tırmanışın denizcilik yollarını, petrol fiyatlarını ve daha geniş bölgesel istikrarı bozabileceğinden endişe duyuyor.
Siyonist rejim-Hizbullah cephesi, daha büyük ABD-İsrail-İran rekabetiyle derinden bağlantılıdır. Lübnan’da süregelen herhangi bir çatışma, Suriye, Irak veya denizdeki gerilim noktaları dahil olmak üzere başka yerlerde de tepkilere yol açabilir. Enerji piyasaları ve küresel yatırımcılar, Siyonist rejimin saldırgan politikalarının yol açtığı gelişmeleri yakından takip ediyor.
Son tahliye emirleri, askeri kayıpların artması, masum sivil ölümlerinin çoğalması ve diplomatik baskının yükselmesiyle ateşkesin pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösteriyor. Acil arabuluculuk başarılı olmazsa, güney Lübnan zaten istikrarsız olan Orta Doğu coğrafyasında Siyonist rejimin saldırganlığı nedeniyle bir sonraki büyük çatışma noktası haline gelebilir ve daha geniş bir bölgesel kriz riski gerçektir.
#İsrailLübnan #HizbullahDirenişi #SiyonistSaldırganlık #OrtaDoğu #BölgeselGerilim #GüneyLübnan #TahliyeEmri #ABDİsrailİran #SavaşSuçları #FilistinDavası
